Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! [ Kayıt Yap | Giriş Yaprss

Ankara masaj salonları ve masöz ilanları bulabilir ve seçiminizi yaparak masaj hizmeti alabilirsiniz,
Ankara ilinde spa masaj salonu hizmeti sunan firmaların ve evde Masaj hizmeti sunan masöz ilanları yer almaktadır.


Ankara masaj salonları
Yorumlar Kapalı

Başbakan Erdoğan: “reformlarla Türkiye’yi Güçlendirdik, Toplumsal Huzurun Arttığını Gördük”

| Ankara Haberleri | 03 Eylül 2013

Başbakan Erdoğan: Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yaptıkları reformların engellenmeye çalışıldığını belirterek, “Ancak bu kaygıların, eleştirilerin tam tersine bu reformlarla Türkiye’yi güçlendirdik, toplumsal huzurun artığını hep birlikte gördük” dedi.Başbakan Erdoğan, Ankara’da düzenlenen ‘Uluslararası Kamu Denetçiliği’ konulu sempozyuma katıldı. Erdoğan, hükümet olarak 11 yıl boyunca Türkiye’de devlet-vatandaş ilişkilerini böyle bir temel üzerine inşa etmek için çok büyük bir mücadele verdiklerini belirterek, “Hükümet olarak birçok kararlarımızın önünde bürokratik oligarşiyi bulmamıza rağmen, reformlarımızın bürokrasi kanallarında zorlandığını görmemize rağmen, bugüne kadar kararlılıktan hiç taviz vermedik. Bundan sonrada reformlarımızı hız kesmeden sürdüreceğiz bürokrasinin de toplumun hızına yetişebilmesi için samimiyetle cesaretle mücadele edeceğiz” dedi.”Devleti milletin hizmetkarı olarak yeniden şekillendirebilirsiniz. Yargıyı en ideal anlamda bağımsız hale getirebilirsiniz. Özgürlükleri temel hakları anayasa ve yasalarla kayıt altına alabilirsiniz. Ancak zihniyet devrimi gerçekleşmediği sürece yapılanlar sadece kağıt üzerine kalacak ve pratik teorinin çok arkasından gidecektir” diyen Erdoğan, “Devlet şeffaf olabilir, eşit olabilir. Devlet kağıt üzerinde en ileri hakları vatandaşına temin edebilir. Ancak bürokrasinin zihniyeti değişmiyorsa, kendisini yeni şartlara hazırlamıyorsa, işleyiş mutlaka eksik kalacaktır. Şunu açık yüreklilikle ifade etmek durumundayım, son 11 yılda önemli reformlar yaptığımız halde, zihniyet devrimi geriden geldiği için, reformlarımızın topluma yansıması zaman almaktadır. Bunun vakit alacağını elbette biliyoruz. Ancak er ya da geç zihniyet devriminin gerçekleşeceğine inanıyoruz. Bundan sonra da reformlarımızı hız kesmeden sürdüreceğiz. Samimiyetle cesaretle mücadele edeceğiz. Türkiye 1946’da ilk kez çok partili seçim yapmıştır. Seçmen ve sandık kültürü toplumda karşılık bulmuştur. Çok partili sistem Türkiye’de son derece hızlı şekilde kabul görmüş, seçmen ve sandık kültürü çok hızlı şekilde toplumda karşılık bulmuştur. Türkiye içinde bulunduğu zor coğrafyada sandığın, milli iradenin demokrasinin gücüne inanan bunu özümseyen bunu çok hızlı yaşam tarzı haline getiren örnek bir ülke olmuştur. Son 11 yıl içerisinde gerçekleştirdiğimiz birkaç reformu burada söylemek isterim. Devlet Güvenlik Mahkemelerini biz kaldırdık. Ülkemizin belli bölgelerinde devam eden oğlan üstü hale son verdik. Vatandaşlıktan çıkarılanlara halklarını biz iade ettik. Yerleşim yerlerine eski isimlerinin verilmesinin önünün biz açtık, bürokrasiyi biz azatlık. Cumhurbaşkanın halk tarafından seçilmesi talebini biz yerine getirdik. Askeri yargının yetki alanının daraltılmasını, yüksek askeri şura kararlarına karşı Yargı yolunun açılmasını biz sağladık. Anayasa Mahkemesi, bireysel başvuru hakkını biz getirdik. İşkenceye sıfır telorans dedik ve kararlılıkla uyguladık. Kültürel hakların, çocuk ve kadın haklarının kullanılmasında adeta sessiz devrimleri biz gerçekleştirdik. Yargı da ifade hürriyetinde temel hak ve özgürlüklerde tarihi nitelikte reformları hayata geçirdik. Bunlar 11 yılda yaptığımız reformların sadece bir kısmıdır. Bize neler demediler ki Türkiye bölünür, parçalanır, toplumsal huzur bozulur, devlet gücünü kaybeder, hiçbir temeli olmayan eleştiriler yapılmış, engeller önümüze çıkarılmış bu reformlar engellenmeye çalışılmıştır. Ancak bu kaygıların, eleştirilerin tam tersine bu reformlarla Türkiye’yi güçlendirdik, toplumsal huzurun artığını hep birlikte gördük. Engelli vatandaşlarımıza görülmemiş imkanları her alanda biz getirdik. Türkiye’de siyasi partiler medya dahi reformlara karşı çıkarken, hükümetimiz bu reformları gerçekleştirmiştir.Şu hususun altını özellikle çizmek istiyorum. Bundan 11 yıl önce, bir siyasetçinin, bir siyasi partinin her konuda konuşma özgürlüğü yoktur. Belli konular adeta mayınlı araziydi. Şahsım, ben Talim Terbiye Yüksek Kurulu’nun övgüyle bahsettiği kitaplarda yer alan bir şiiri okuduğum için mahkum oldum. Bundan dolayı ben hapiste yattım. Kimse şu anda bunu görmüyor, bize saldıranlar. Burası çok manidardır. Şu anda yazarken çizerken bırakın eleştiriyi, eleştiri sınırlarını açarak bize hakaret etme özgürlüğüne sahip olanlar şuan da bizi, bizim düşünce özgürlüğümüz yok diye eleştiriyor, bunu anlamak mümkün değil. Küfre varıncaya kadar bunları yapabildikleri halde hala kalkıp özgürlüğümüz yok diyebiliyorlar. Fakat biz şu ne der bu ne der diyerek, siyasi partiler dahi kendilerini kısıtlamak zorunda kaldılar. Biz doğru neyse o istikamette yürüdük. Bundan 11 yıl önce gazetelerde her manşeti atabilmek, her konuda yazabilmek mümkün değildi. Özellikle devlete sirayet etmiş çetelerden korkuluyordu. Hükümetimiz medya yazarlar üzerindeki tüm bu korkuları ortadan kaldırılmıştır. Gösteri basın açıklaması yapmanın neredeyse imkansız olduğu, çok sert karşılıklar bulunduğu Türkiye’den, şimdi ise şiddete başvurmadığı sürece vatandaşların haklarını kullanmaları imkan dahilindedir” şeklinde konuştu.TÜRKİYE’NİN AB ADAYLIĞIAB adaylığı konusunu da değerlendiren Erdoğan, “AB’ye üye olmak için aday durumundaki Türkiye. Bizden sonra gelen çıraklar usta durumuna gelip AB’ye alındılar. 11 yılda çok önemli reformlar yaptığımız halde, AB standartlarını yakalamış ve bazı standartları aşmıştır. Bakınız 23 ve 24. Fasılları açılması noktasında, AB’nin şartı ki, hak ve yargı konusunu ilgilendiriyor. Biz hazır haldeyiz şu an. Faslı engelleyen kimdir güney Kıbrıs. Siyasi nedenlerle AB’ye üye yapılan, daha sonra AB üyesi bazı ülkelerin, ‘biz yanlış yaptık’ diyenlerdir. Bunun başında sayın Merkel gelmektedir. Güney Kıbrıs’ın konumu durumu bellidir. Burada yabancı misafirlerimizin katıldığı bu toplantıda özellikle değinmek istiyorum. Özellikle de AB’nin veyahut da bazı çevrelerin hükümetimize karşı karalama kampanyası olmuştur. Biz tabi bunun AB’deki dostlarımız tarafından yürütülüyor olması için özel bir gayreti gösteriyoruz. Tutuklu ve hükümlü gazeteciler diyorlar. Tutuklu ve hükümlü gazeteciler konusunda, Avrupa ve dünya yanlış şekilde bilgilendirilmektedir. Türkiye’deki ifade özgürlüğü konusunda yanıltıcı biçimde bilgilendirilmektedir. Biz şu özeleştiriyi memnuniyetle yaparız. Tabi ki yüzde yüz her şeyi çözdük iddiasında değiliz. Örneğin, bir seyahatte Almanya’daydım. Oradan birileri bize doğru yöneldi. Alman polisi hemen gitti, bileğine sarıldı, dirseğinden çevirdi, yere yatırdı ve tekmeledi. Alman polisi. İngiltere’de Londra’da neleri yaşadık. Fransa’da neleri gördük. Bu kötü örnekleri örnek olarak almıyoruz. Ama bizim polisimiz dayak yemiştir. Son anına kadar tahammül etmiştir. Biber gazı sıkmak, AB mevzuatında zaten var. Ha burada, açısını derecesini isabetli bir şekilde kullanmamış olabilir ki, gereği zaten yapılıyor. Ama biber gazı kullanılamaz diye bir şey AB mevzuatında yok. Su kullanılabilir, ama gerçek mermi kullanılamaz. Ama gerçek mermi, polise karşı kullanılıyorsa buna ne demeli? Bunlar karşısında polis ne yapacak? Gerçek mermiyle yaralanan, hatta ölen polislerimizde olmuştur. Ama bunlar görülmeden, bilinmeden veya dezenformasyon yapılıyor” dedi.

146 Toplam, 2 Bugün

Yorumlar Kapalı

Ak Parti Myk Toplantısı Başladı

| Ankara Haberleri | 03 Eylül 2013

Ak Parti Myk Toplantısı BaşladıAK Parti MYK Toplantısı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Başkanlığında başladı.AK Parti MYK toplantısı saat 12.50′de Erdoğan’ın başkanlığında AK Parti Genel Merkezi’nde başladı. MYK toplantısında Suriye ve Mısır’daki gelişmelere başta olamak üzere çözüm süreci demokratikleşme paketi ve yaklaşan yerel seçim hazırlıklarının ele alınması bekleniyor.

133 Toplam, 1 Bugün

Yorumlar Kapalı

Erdoğan, Orta Doğu’yu Selçuklu Örnekleriyle Anlattı

| Ankara Haberleri | 01 Eylül 2013

Erdoğan, Orta Doğu'yu Selçuklu Örnekleriyle AnlattıBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan, ağustos ayı Millete Hizmet Yolu’nda konuşmasında Orta Doğu’da yaşananları, Selçuklu ve Osmanlı döneminden örnekler vererek anlattı. Başbakan Erdoğan, “Bölgede akan kandan, bölgedeki kaostan, husumetten, acıdan bizar hale gelmiş her halk, Selçuklu Sancağı altında toplanmak suretiyle, nizamı ve huzuru tesis etmek için mücadele veriyordu. Bu coğrafyanın dağınık, zayıf, birbirine karşı husumet içindeki halkları, bir araya geldikçe güçleniyor, refah ve huzurlarını artırıyor, kardeşçe yaşıyor ve tarihin en büyük medeniyetlerini inşa ediyorlardı. Bu bölge ne zaman kucaklaştıysa, ne zaman birbirine kardeşçe muamele ettiyse, o zaman büyümüş ve büyük medeniyetler inşa etmiştir. Bu bölge, ne zaman ki birbirine düşmüş, birbirine düşmanlık etmiş, kardeşinin kanını akıtmışsa, o zaman kaybetmiş, zayıflamış, çok büyük acılar yaşamış, çok ağır bedeller ödemiştir.” ifadelerini kullandı.Konuşmasının hemen başında, 30 Ağustos Zafer Bayramı’yla birlikte 26 Ağustos 1071 Malazgirt Savaşı’na değinen Erdoğan, “Büyük Selçuklu Sultanı Alparslan, 942 yıl önce 1071 yılında, Malazgirt Ovası’nda kazandığı büyük zaferle tarihin akışını değiştirmiş, bölgede yeni bir dönemin başlamasını sağlamıştır. Bugünlerde, bölgemizde yaşanan elim hadiselere ışık tutmak amacıyla Malazgirt Zaferimiz üzerinde biraz olsun durmak istiyorum.” dedi.Ardından, Alparslan döneminde, yani yaklaşık 950 yıl önce, içinde bulunulan coğrafyanın bugünkü gibi bir manzara arz ettiğini kaydeden Erdoğan, şöyle devam etti: “Burada, özellikle hatırlatmak istediğim husus şudur; Sultan Alparslan’ın, Sultan Melikşah’ın, Selahaddin Eyyubi’nin, Nurettin Zengi’nin, Sultan Kılıçarslan’ın orduları, dikkatinizi çekiyorum, sadece Türklerden oluşan ordular değillerdi. Bu ordularda, evet Türkler vardı, Türk komutanlar vardı. Ama bu ordularda, en az Türkler kadar, kardeşleri olan Kürtler vardı, Araplar vardı, bölgenin diğer tüm halkları vardı. Bölgede akan kandan, bölgedeki kaostan, husumetten, acıdan bizar hale gelmiş her halk, Selçuklu Sancağı altında toplanmak suretiyle, nizamı ve huzuru tesis etmek için mücadele veriyordu. Bu coğrafyanın dağınık, zayıf, birbirine karşı husumet içindeki halkları, bir araya geldikçe güçleniyor, refah ve huzurlarını artırıyor, kardeşçe yaşıyor ve tarihin en büyük medeniyetlerini inşa ediyorlardı. Şunu biliniz ki dünya tarihinin en büyük medeniyetlerinden olan Endülüs Medeniyeti ve Osmanlı Medeniyeti, işte bu kaynaşmanın, dayanışmanın, birliğin, en önemlisi de kardeşliğin eseridir. Bu bölge ne zaman kucaklaştıysa, ne zaman birbirine kardeşçe muamele ettiyse, o zaman büyümüş ve büyük medeniyetler inşa etmiştir. Bu bölge ne zaman ki birbirine düşmüş, birbirine düşmanlık etmiş, kardeşinin kanını akıtmışsa, o zaman kaybetmiş, zayıflamış, çok büyük acılar yaşamış, çok ağır bedeller ödemiştir.”Bugün, bölgede yaşanan büyük acıların, tarihin tekrar etmesinden başka hiçbir şey olmadığını söyleyen Erdoğan, “İşte, son aylarda Mısır’da yaşananları gördünüz. Mısır’da 6 binden fazla kardeşimiz 2 ay içinde şehit edildi. Onları, dışarıdan gelen düşmanlar, işgalciler, vandallar, barbarlar değil, ne acıdır ki kendilerinden olan, kendi ülkelerinin vatandaşları, hatta kardeşleri katletti. Suriye’de, aynı şekilde 2,5 yıl içinde 100 binden fazla insan hayatını kaybetti. Suriyeli kardeşlerimizi de dışardan gelenler değil, ne yazık ki kendi içlerinden çıkan zalimler katletti. Bugün Irak’ta kardeşin kardeşi katlettiğine şahit oluyoruz. Lübnan’da kardeşin kardeşi katlettiğine şahit oluyoruz. Filistin’de kardeşler arasındaki anlaşmazlığın mücadeleyi zayıflattığını görüyoruz. Kuzey Afrika’da, Asya’da, Arap Yarımadası’nda mazlumların düşman çizmeleri altında değil, kardeşlerinin kırbacı altında inlediklerini üzülerek müşahede ediyoruz.” diye ifade etti.Bundan bin yıl önce Selçuklu Devleti’nin yaptığı gibi, bundan 100 yıl öncesine kadar Osmanlı Cihan Devleti’nin yaptığı gibi, bugün de Türkiye Cumhuriyeti‘nin bu çatışmaların, bu kanlı mücadelenin, bu kardeş kavgasının içinde olmadığını belirten Başbakan Erdoğan, “Türkiye Cumhuriyeti olarak, sadece bu bölgenin birliği ve dirliği için mücadele veriyoruz; bu coğrafyadaki kardeşlerimize sadece nizam, huzur, istikrar, barış telkin ediyoruz.” dedi.Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz bu bölgede, bu coğrafyada, her halka, her etnik kökene, her inanca ve her mezhebe eşit mesafedeyiz. Türk bizim kardeşimizdir, Kürt bizim kardeşimizdir, Arap bizim kardeşimizdir, Sünni de Şii de bizim kardeşimizdir. Biz, Mısır’da, seçilmiş bir iktidara karşı askeri darbe yapılmasına karşı çıkarken, dengeleri, konjonktürü, çıkarları gözeterek değil; tarihimizi, ecdadımızı ve ilkelerimizi gözeterek karşı çıktık. Biz, Suriye’de, zalim bir iktidarın halkına ölüm kusmasına karşı çıkarken, ilkelerimiz, ideallerimiz, değerlerimiz adına buna karşı çıktık. Sultan Alparslan Şam’a, Mısır’a yöneldiğinde, altını çizerek ifade ediyorum, iktidarı için otoritesi için dünyevi hırsları için değil; kardeşlik için birlik için helalleşme ve kucaklaşma için bu seferlere çıkmıştı. ‘Şarkın En Sevgili Sultanı Selahaddin’, Kudüs ve Mısır için canını ortaya koyarken, bunu, güç için kudret için değil, kendi değerleri için, kardeşlik için yapmıştı. Selçuklu Sultanı Nurettin Mahmut Zengi’nin şu duasını burada özellikle hatırlatmak istiyorum. Mahmut Zengi, Yaradan’a aynen şöyle yakarmıştı: ‘Ya Rabbi, zaferi Mahmut’a değil, İslam’a nasip et… Mahmut kölen zafere layık değildir…’ Malazgirt Ovası’nda, 26 Ağustos Cuma günü, Cuma namazının hemen ardından, Sultan Alparslan şöyle dua etmişti: ‘Ya Rabbi! Sen’i kendime vekil yapıyor, azametin karşısında yüzümü yere sürüyor ve Sen’in uğrunda mücadele veriyorum. Ey Allah’ım! Niyetim halistir, bana yardım et, sözlerimde hilaf varsa, beni kahret…’ Evet… İşte bu büyük dedelerimizin, ecdadımızın ettiği bu samimi duaların aynısını bugün milletçe bizler de ediyoruz. Sadece kendimiz için değil, bütün kardeşlerimiz, bütün bölge için barış istiyoruz, huzur istiyoruz, refah istiyoruz. Ben için değil, hatta biz için değil, hepimiz için barış ve kardeşlik mücadelesi veriyor; herkesin dostça, kardeşçe yaşayacağı bir bölgenin inşası için ter döküyoruz. Tıpkı ecdadımızın yaptığı gibi, hem de bin yıl önce ve bin yıl boyunca yaptığı gibi Türk, Kürt, Arap, Sünni, Şii ayrımı yapmaksızın, bir olmayı, iri olmayı, diri olmayı istiyor, bunun için samimi gayret gösteriyoruz. Eğer, bundan 942 yıl önce Sultan Alparslan’a, ‘Senin Halep’le, Şam’la, Kudüs’le, Kahire’yle ne işin var’ denilseydi, inanın Malazgirt Zaferi olmaz, Kayı Boyu Söğüt’e gelemez, Orta Doğu kendisini toparlayamaz, tarihin tozlu sayfalarında kaybolur giderdi. Eğer bundan 800 yıl önce Sultan Selahaddin’e, ‘Senin ne işin var Kudüs’le, sarayında otur, rahatına bak’ denilseydi, inanın, bu coğrafyanın tarihi çok daha farklı olurdu. Ecdadımız, tarihimizin yüce şahsiyetleri, bizlere en çok da onuru, şerefi, insani ve vicdani değerleri miras bırakmışlardır. Onurlu, şerefli, kalbi ve vicdanı olan insanlar, Hakk’a Hak, zalime zalim, caniye cani, katile katil demekten asla çekinmezler. Bizler, nasıl onurlu ve şerefli bir tarihi miras devraldıysak, çocuklarımıza, torunlarımıza da aynı şekilde öyle onurlu, şerefli bir tarihi miras bırakmak istiyoruz. İşte onun için, dünyanın neresinde olursa olsun, Hakk’ı, adaleti savunuyor; dünyanın her ülkesi, her halkı için doğruları yürekli şekilde dile getiriyoruz.””SURİYE’DE ADIM ATMA ZAMANI GELMİŞTİR”Türkiye’nin hadiseler karşısında dik duruşunun, yürekli, cesur, samimi ve ilkeli duruşunun, dünyanın her yerinde takdirle ve gıptayla karşılandığını bildiren Başbakan Erdoğan, “Başta dünyanın mazlum ve mağdur halkları olmak üzere, insanların kalbinde Türkiye, kendisine müstesna bir yer edinmiş, ilkelerinden taviz vermeyen tutumuyla milyarların takdir hislerine mazhar olmuştur. Bu zorlu süreçte Türkiye, düşman değil, yeni dostlar, samimi dostlar edinmiştir. Türkiye dik duruşuyla, darbelere darbe, katliamlara katliam diyen cesur duruşuyla, dünyaya hem demokrasi dersi hem de insanlık dersi vermiştir. Ve bakın şu anda Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, 2 ülkenin maalesef süreci tıkaması neticesinde karar alamıyor. Demek ki Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi şu anda iş yapamaz durumda. Dolayısıyla 100 binin öldürüldüğü bir Suriye’de artık burada ortak hareket etmenin kararına vardık. Yani bugün bir ‘Gönüllüler Koalisyonu’ olabilir. Ama burada artık bir adım atmanın zamanı gelmiştir. Çünkü burada ölümlerin durma zamanı gelmiştir. İnsani değerlere sahip çıkan İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ne sahip çıkanların el ele vermek suretiyle artık burada bir adım atmanın zamanı gelmiştir. 11 yıl boyunca olduğu gibi bundan sonra da ilkeli, kararlı, disiplinli duruşumuzu muhafaza edeceğiz. Hem ülke içinde hem bölgemizde, barıştıran, kucaklaştıran, helalleştiren bir ülke olarak geleceğe ilerleyeceğiz. Her zaman ifade ediyorum; Türkiye, demokrasi ve kardeşlik gibi 2 önemli temel ilke üzerinde yükselmeye devam edecektir. Demokrasimiz güçlendikçe Türkiye güçlenecek. Kardeşliğimiz güç kazandıkça Türkiye güç kazanacak.” diye ifade etti.Erdoğan ardından Ağustos ayı içinde açılışı yapılan yatırımlar ve hizmetlerden örnekler verdi. Başbakan Erdoğan, 17 Ağustos depremine de değinerek, “Yitirdiğimiz canlara bir kez daha Rabbim’den rahmet niyaz ediyorum. Ailelerine ve milletimize sabır temenni ediyorum.” temennilerini ifade eden Erdoğan, son olarak yurt dışı temaslarını anlattı. Ağustos ayının 15’inde, kardeş ülke Türkmenistan’a bir çalışma ziyareti gerçekleştirdiklerini belirten Erdoğan, Mısır ve Suriye’deki gelişmeleri değerlendirme amacıyla yürüttükleri telefon diplomasisine, Ağustos ayında da yoğun biçimde devam ettikleri dile getirdi. Erdoğan; Fransa, Almanya, Yunanistan, Rusya, İngiltere, Malezya, Katar, İtalya, Pakistan, Hollanda, Danimarka, Endonezya lideriyle ayrıca Birleşmiş Milletler Genel sekreteri ile telefon görüşmeleri yaparak, gerek Mısır’da, gerek Suriye’de durumun ciddiyetini ve derhal bir şeylerin yapılması gerektiğini muhataplarına ilettiğini aktardı.Erdoğan, son olarak, “Bölgemizde ne kadar büyük acılar yaşanırsa yaşansın, Türkiye olarak, kendi gündemimizle, kendi hedeflerimize doğru ilerliyor, büyük devlet refleksiyle hareket ediyoruz. İnşallah, Türkiye’nin de katkılarıyla bölgede sorunlar çözüme kavuştuğunda, Türkiye’nin ilerlemesi, kalkınması daha da ivme kazanacak, Türkiye, çok daha hızlı ve istikrarlı şekilde hedefleriyle buluşacaktır.” şeklinde konuştu.

145 Toplam, 1 Bugün

Yorumlar Kapalı

Dev Bulvar Törenle Hizmete Açıldı

| Ankara Haberleri | 31 Ağustos 2013

Dev Bulvar Törenle Hizmete AçıldıAnkara Büyükşehir Belediyesi tarafından yapımı gerçekleştirilen 14 kilometre uzunluğundaki bulvar, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıldı. Başkan Gökçek’in teklifi üzerine Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bulvara “Ankara Bulvarı” isminin verilmesini önerdi.Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ankara trafiğini büyük ölçüde rahatlatacak, ulaşıma can damarı olacak 14 kilometrelik dev bulvarı törenle hizmete açtı. Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından yapımı gerçekleştirilen ve Başkent trafiğinin yeni atar damarlarından olacak dev bulvar, Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in ev sahipliği yaptığı, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, Bakanlar İsmet Yılmaz, Mehdi Eker, Nabi Avcı, Fatma Şahin, Ankara milletvekilleri, bürokratlar, siyasetçiler, belediye meclis üyeleri, ilçe belediye başkanları ve binlerce Başkentlinin katıldığı görkemli bir törenle hizmete girdi.BAŞKAN GÖKÇEK YATIRIMLARI ANLATTIAçılış töreninde ilk sözü alan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, konuşmasına 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı da kutlayarak başladı ve Ankara’nın çifte bayram yaşadığına dikkat çekti. Yıllardır Ankara’ya hizmet gayreti içerisinde olduklarını belirten Başkan Melih Gökçek, konuşmasında geçen yıl ve bu yıl yaptıkları ve seçime kadar yapacakları yatırımlarla ilgili bilgi verdi.Başkan Gökçek, son iki yıl içinde 31 adet alt-üst geçidin bittiğini, 13 adet alt-üst geçidin yapımına da bu yıl içinde devam ettiklerini ve seçimlere kadar da 7 alt geçidin daha ihalelerini gerçekleştireceklerin dile getirerek, 2 yıl içinde bitirdikleri geçit sayısının toplam 51 adet olacağını söyledi. Başkan Gökçek, bu rakamın da bir Türkiye rekoru olduğunu vurguladı.”2 YILDA 690 KİLOMETRE YENİ YOL YAPTIK”Ankara’da son 2 yıl içinde Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin 690 km yeni yol açtığını, 5 milyon 153 bin 330 ton asfalt döktüğünü, 500 bin metrekarelik kaldırım yapıldığını ifade eden Başkan Gökçek, Türkiye’de ilk alttan ısıtmalı yolu Kuzey Ankara Viyadüğü’nde uyguladıklarını kaydetti. Başkan Gökçek, yeni açılan bulvarda da ilk bazalt asfalt uygulaması yaptıklarını kaydetti.KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJELERİKentsel dönüşüm projeleri ile ilgili de bilgi veren Başkan Gökçek, Hacı Bayram çevresi rekreasyon alanı düzenlemelerinin devam ettiğini, kentsel dönüşüm projeleri kapsamında Mamak’ta 4 bin 200 konutun inşaatına başladıklarını, 800 konutu teslim ettiklerini ve seçimlere kadar da bir çoğunu teslim edeceklerini anlattı. Başkan Gökçek, TRT arkasında Güneykent’te 6 bin konutluk Altınoran konutlarının yapımının devam ve şu anda yarılandığını belirterek, Kuzey Ankara konutlarının yapımının ise TOKİ ile beraber devam ettiğini, rekreasyon alanı inşaatının da bitmek üzere olduğunu ifade etti. Başkan Gökçek, “Buranın açılışını da kısmet olursa 2 ay sonra size yaptırmış olacağız” diye konuştu.DEV PARKLAR GELİYORAnkara’da yeşil alan çalışmaları ile ilgili de bilgi veren Başkan Gökçek, sadece bu yıl içerisinde 1 milyon metrekare dev parklar yaptıklarını belirterek, Çankaya Çukurumbar’da, Çankaya Öveçler’de, Keçiören Esertepe’de, Yenimahalle Batıkent kent merkezinde, Şentepe’de ve Pamuklar Vadisi’nde Parkı çalışmalarını sürdürdüklerini bildirdi. Başkan Gökçek, Etimesgut Elvan rekreasyon alanı, Payamlı Tepe piknik alanı, Akyurt Güzelhisar ve Kazan TOKİ parklarının da bunları takip ettiğini bildirdi.AVRUPA’NIN EN BÜYÜK TEMA PARKIAvrupa’nın en büyük tema parkının yapımına başladıklarını ve hayvanat bahçesi ile devam ettiklerini anlatan Başkan Gökçek konuşmasına şöyle devam etti:“Hemen arka tarafta Atatürk Orman Çiftliği’nin orada 4 bin 200 metre uzunlukta 2 milyon 150 bin metrekare metrekarelik bir alanı kaplıyor. İçinde 1217 adet küçüklü büyüklü teknolojik eğlence ürünleri var mesela 14 adet roller coaster var büyüklü küçüklü, 70 metrelik hareketli dinozor var, 120 metre yüksekliğinde su fışkırtan su – müzik – lazer ve sis gösterisi var. Buraya 150 bin yetişkin ağaç ile 4 milyon çalı dikiyoruz”14.5 KM’LİK BULVARYeni açılan bulvarla da ilgili bilgi veren Başkan Gökçek, yeni bulvarın Ankara’nın can damarı olacağını ve 14.5 km uzunluğunda olduğunu, üzerinde 19 km yan yolu, 17 tane alt – üst geçidi, 2 tane viyadük bulunduğunu anlattı. Çalışmalarla ilgili de bilgi veren Başkan Gökçek, “Sadece buradan 420 bin kamyon hafriyat taşıdık, 60 bin yetişkin ağaç, 3 milyon çalı, 600 bin metrekare çim, 100 bin gül ektik. Burası 1 yıl gibi kısa bir sürede bitti. Ve örneğin 53 günde Marşandiz Köprüsü’nü hem yıkıp hem yapmak suretiyle başka bir rekora imza attık, yaklaşık 300 milyon lira da buranın maliyeti oldu” diye konuştu.BAŞKAN GÖKÇEK’TEN BAŞBAKAN’A ÖVGÜBaşbakan Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’yi lider ve yıldız ülke yaptığını ifade eden Başkan Gökçek, yurtdışına gittiklerinde yabancıların Türk vatandaşlarına bakışının artık değiştiğini kaydederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:“Her gittiğimiz yerde görüyoruz. Milletimize ve dünyaya dik durmayı öğrettiniz. Sadece Türkiye’de değil, bütün dünyada, mazlumun sesi, zalimin sıkıntısı oldunuz. Türkiye olarak, alan eldik, artık veren el olduk, 70 sente muhtaçtık başta Afrika olmak üzere dünyadaki yoksullara milyarlarca dolarlık yardım yapacak bir ülke haline geldik. IMF’nin borcunu kapattık, borç verecek duruma geldik. Hortumlar bitti, faiz lobisine giden para ya fakir fukaraya ya da hizmete gitmeye başladı. Savunma sanayine el attınız, tankımızı, helikopterimizi, uçaklarımızı, gemilerimizi, silahlarımızı biz yapmaya başladık. Sırf bundan dolayı bazı ülkeler tedirgin olmaya başladı, son olarak, Kanal projesi, Havaalanı projesi, Nükleer santraller projesi, 3. boğaz köprüsü projesi batıdakileri rahatsız etti.”Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, bulvarın yapımında emeği geçen firmalara ve belediye çalışanlarına da ayrıca teşekkür etti.BAŞBAKAN ERDOĞAN: “ANKARA 90 YIL İÇİNDE BİR AVRUPA KENTİNE DÖNÜŞTÜ”Bulvarın açılış töreninde kendisini heyecanla bekleyen binlerce Başkentliye seslenen Başbakan Erdoğan, Ankara’da 2 büyük günün birden yaşandığını kaydederek, konuşmasına, “30 Ağustos zaferimizin 91’inci yıldönümünü kutladığımız bu anlamlı günde Ankara Büyükşehir Belediyemizin tamamladığı, Ankara trafiğini rahatlatacak eserlerin de açılışını yapıyoruz” sözleriyle başladı.Tüm Türkiye’nin 30 Ağustos Zafer Bayramını kutlayan Başbakan Erdoğan, Cumhuriyetin kuruluşu sırasında Ankara’nın Orta Anadolu’da adeta kasaba görümünde, sadece 40 bin nüfusu olan bir şehir olduğunu söyleyerek, “Başkent olmasının ardından geçen 90 yıl içinde Ankara’nın nüfusu 40 binden 5 milyona yaklaştı. Yani tam 11.5 kat arttı. Orta Anadolu’da mütevazi bir şehir olan Ankara 90 yıl içinde Türkiye’nin modern başkenti, bir Avrupa kenti, bir dünya merkezine dönüştü” diye konuştu.” ‘BÖYLE GELMİŞ BÖYLE GİDER’ DEMİYORUZ”Ankara’nın şehirleşme sürecinde ilk yılların aksine sonraki dönemde planlı bir büyüme yaşanmadığına dikkat çeken Başbakan Erdoğan, şehir merkezindeki çirkin yapılar ile şehrin etrafındaki gecekondulaşmayı anımsatarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:“Ama biz, asla umutsuz değiliz. Asla, ‘Böyle gelmiş böyle gider’ demiyoruz. Yerel yönetimlerdeki tecrübemizi, birikimlerimizi başta İstanbul ve Ankara olmak üzere büyük şehirlerimizde kararlılıkla uyguladık ve şehirlerimizin çehrelerini değiştirdik, değiştirmeye devam ediyoruz.”Başkentte yaşanan büyük değişime Kuzey Ankara Girişini anlatarak örnek veren Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:“Bakınız havalimanından şehir merkezine gelirken şehrin girişi, gerçekten iç karartıcı bir manzara içindeydi… Çok eskiye gitmeyin 10 yıl önce havalimanından buraya gelirken havalimanı neydi, yol neydi? Bugün havalimanı ne? Yol ne? Fazla lafa hacet yok. Şu anda o bölge dünyanın en modern, en sağlıklı yaşam alanını ve şehir manzarasını barındırıyor.”Bu dönüşümün aynı şekilde Mamak’tan Keçiören’e, Altındağ’dan Yenimahalle’ye kadar her ilçede gerçekleştiğini vurgulayan Başbakan Erdoğan, 81 ilde de aynı şekilde çalışmaların sürdüğünü aktardı.“BELEDİYE BAŞKANIMIZ VE EKİBİNE TEŞEKKÜR”Açılışı yapılan bulvarın Ankara’ya nefes aldıracağını, trafiği rahatlatacağını, ulaşımı daha da kolaylaştıracağını dile getiren Başbakan Erdoğan, bulvar, yan yollar, viyadükler ve yeşillendirme çalışmaları hakkında bilgi vererek, “Büyükşehir Belediye Başkanımız Melih bey ve ekibine huzurlarınızda şahsım, Ankaralılar, tüm milletim adına teşekkür ediyorum. Zira, Ankara sadece 14 kilometrelik bir yol kazanmakla kalmadı, bu yolla birlikte 60 bin yeni ağaç ve yol kenarında, refüjlerde 3 milyon çalı da kazanmış oldu” diye konuştu.Başbakan Erdoğan, Ankara’da kişi başına düşen yeşil alan miktarının 19 yılda 2 metrekareden 19 metrekareye yükseldiğini de söyleyerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:“Yani Ankara, sadece binalarla, sadece konutlarla, sadece yollarla, sanayi bölgeleriyle değil aynı zamanda yeşil alanlarıyla, parklarıyla, dinlenme alanlarıyla da büyüyor, dünyada öne çıkıyor. Ankara’ya söz verdiğimiz Tema Parkı ve büyük hayvanat bahçesinin yapım çalışmaları da hızla devam ediyor. İnşallah önümüzdeki yıla kadar dünyanın en büyük temalı parklarından birini en büyük hayvanat bahçelerinden birini de Ankara’ya kazandırmış olacağız. Yine, Ulaştırma Bakanlığımız tarafından yapımı devam eden metrolar da hızla ilerliyor. Birkaç ay içinde inşaatı devam eden metrolarımız hakkında da müjdelerimizi açıklayacağız.””ANKARALILARA HAYIRLI OLSUN”Hükümet ve yerel yönetimlerin söz değil iş ürettiğini ifade eden Başbakan Erdoğan, Türkiye’nin 81 ilinde şantiyelerin harıl harıl çalıştığını söyledi.Mısır ve Suriye’de yaşanan zulme ilişkin de görüşlerini açıklayan Başbakan Erdoğan, sık sık alkışlarla kesilen konuşmasının sonunda Başkan Melih Gökçek’in, “Bu bulvarın adı yok. Bulvarımızın ismini Başbakanımızın koymasını rica ettik” önerisi üzerine şöyle konuştu:“Bugün 30 Ağustos, zaferimizi kutluyoruz. Değerli kardeşlerimiz, Melih Beye sordum, ‘Ankara’da Ankara’nın adı ile müsemma böyle bir bulvarınız var mı’. Dedi ki, ‘Yok’. Başkent Ankara’da Ankara’nın ismiyle müsemma bir bulvar yok. Dedim ki, ben sana kanaatimi söylüyorum. Bu bulvarın adı, Cumhuriyetimize de güzel yakışır; ‘Ankara Bulvarı’ olsun. Benim teklifim bu. Meclisinizde görüşürsünüz. Hayırlıysa, bir tarafında Büyükşehir, bir tarafında Başbakanlık’ı bağlayacak; ‘Ankara Bulvarı’ ismi isabetli olur diye düşünüyorum.”Ankara Bulvarı ismine ilişkin meydanda oylama da yapan Başbakan Erdoğan, büyük alkışlar eşliğinde “Buradaki hava güzel. Artık büyükşehir belediyemiz bunu kendi meclisinde değerlendirir, tartışır. Hayırlı olsun diyorum” dedi.Bir kez daha 30 Ağustos Zafer Bayramını kutlayan Başbakan Erdoğan, konuşmasını, “Açılışını yaptığımız yolun Ankara’ya, Ankaralılara hayırlı olmasını temenni ediyor, Büyükşehir Belediyemizi, tüm meclis üyelerimizi, emeği geçenleri, yüklenici firmayı, mimarından mühendisine işçisine kadar hepsini tebrik ediyor, hayırlı olsun diyorum” sözleriyle bitirdi.Konuşmaların ardından Başbakan Erdoğan ve diğer konuklar bulvarın açılış kurdelesini kesti.Törenin sonunda Başkan Gökçek, Başbakanlık makam aracının direksiyonuna geçerek, Başbakan Erdoğan’a yeni bulvarı gezdirdi.

175 Toplam, 1 Bugün

Yorumlar Kapalı

Başbakan Erdoğan, Yeni Çiftlik Bulvarı Açılışına Katıldı

| Ankara Haberleri | 31 Ağustos 2013

Başbakan Erdoğan, Yeni Çiftlik Bulvarı Açılışına KatıldıBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Birleşmiş Milletler hala üzerine düşen görevi yapmamıştır, yapmamaktadır, Arap Ligi yapmamıştır, yapmamaktadır. Biz insani görevi yerine getirecek olanlarla beraber olacağımızı açıkladık” dedi.Başbakan Erdoğan, Yeni Çiftlik Bulvarı açılışına katıldı. Erdoğan yaptığı konuşmada, Gezi Parkı eylemlerine katılanlara seslenerek, “Ey geziciler, 10 tane ağaçla başladınız değil mi? Acaba hayatta bir yere bir tane ağaç diktiniz mi? Her tarafta biz ağaçlar dikiyoruz. Yeşille ülkemizi, insanımızı buluşturuyoruz. Ey ana muhalefetin temsilcileri. Siz nerede, neyi dikiyorsunuz? Dedikodudan, iftiradan başka bu güzelim insanlarımızın arasına nifak tohumları ekmekten başka ne yapıyorsunuz?” dedi.Suriye’deki olaylara değinerek Birleşmiş Milletler’i eleştiren Erdoğan, şunları kaydetti:“Kimyasal silahla insanın ölümü suç oluşturuyor da veya uluslararası hukuka aykırı oluyor da, yüz bini aşkın insan tanklarla, toplarla, bombalarla öldürüldüğünde suç oluşturmuyor mu? Bu nasıl bir hukuktur, nasıl bir akıldır, nasıl bir mantıktır anlamıyorum. Eğer netice, insanın ölümüyse onun ölümüne neden olan ne olursa olsun, insanlık olarak onun karşısına dikilmek zorundayız. 67 tane benim vatandaşım öldürüldü ne olacak? Tedbirimiz her an, her şey olabilecek gibi hazır olmaktır. Birleşmiş Milletler hala üzerine düşen görevi yapmamıştır, yapmamaktadır, Arap Ligi yapmamıştır, yapmamaktadır. Biz insani görevi yerine getirecek olanlarla beraber olacağımızı açıkladık.”Mısır’da Mursi’nin yüzde 52 oy alarak başa geldiğini hatırlatan Erdoğan, “Batı daha darbe diyememiştir. Çünkü hepsi bir yerlere şirin görünmenin derdinde. Efendim müdahale ya ne müdahalesi darbe darbe. Bal gibi darbe. Orda 3 bini aşkın insan öldürüldü. Orda 17 yaşındaki Esma kızımızın, o keskin nişancıların elindeki sniperlarla, nasıl şehit edildiğini gördünüz değil mi? 3 bin insan Sayın Mursi olmak üzere içerde. Ne oluyoruz? Nerede dünya. Neden sessiz kalıyoruz? Zulme rıza zulümdür. Kimden gelirse gelsin. Siz zulmü alkışlıyorsanız siz de zalimlerden olursunuz. Biz ecdadımızdan bu yana zulme karşı durduk. Eğer durmazsak yarın biz de aynı şeye muhatap oluruz” şeklinde konuştu.Metro ile ilgili olarak birkaç ay içinde müjde vereceklerini kaydeden Erdoğan, “Biz hükümetimizle, yerel yönetimimizle söz değil, iş, eser üretiyoruz. Biz sanal gündemlerle ülkenin enerjisini heba etmiyor, hayalleri hedefe, hedefleri gerçeğe dönüştürüyoruz. 81 vilayetimizde toplu açılışlar yapıyoruz. 10-20-30, bu tür toplu açılışlar yapıyoruz. Bu millete bu yakışır da ondan” ifadelerini kullandı.“Biniyorsunuz hızlı trene, inşallah 29 Ekim’den sonra İstanbul’dan hızlı tren Ankara’da” diyen Erdoğan, “Biz dertliyiz dertli. Biz bu millete aşığız aşık. Aşkı, derdi olmayanın iş üretmesi mümkün değildir. Aşkın olacak, derdin olacak, dertli olacaksın ki iş üreteceksin. Biz Ferhat’ız, siz Şirin’siniz. Onun için dağları dele dele geliyoruz. Bizden öncekiler güya dağı deldiler, delemediler. Dediler ki, burayı ne yapalım? Yürüyemediler. Biz geldik, biz yaparız dedik. Biz yaptık, yollar açtık. İşi bitirdik. Azmin, inancın elinden hiçbir şey kurtulamaz” diye konuştu.

149 Toplam, 1 Bugün

Yorumlar Kapalı

Kara Harp Okulu’nda Diploma Töreni

| Ankara Haberleri | 31 Ağustos 2013

Kara Harp Okulu’nda Diploma TöreniKara Harp Okulu’ndan mezun olan teğmenler, törenle diplomalarını aldı.Kara Harp Okulu’ndan mezun olan 164. dönem teğmenler, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, Milli Savunma Bakan İsmet Yılmaz, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, kuvvet komutanları ve ailelerinin katıldığı törenle diplomalarını aldı. Kara Harp Okulu’ndan mezun olan 17’si kadın, 23’ü ise kardeş ve dost ülkelerden olmak üzere toplam 621 Harbiyeli, törenin gerçekleştirildiği Cemal Turan Stadyumu’na, ‘Harbiye Marşı’nı söyleyerek girdi. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün şeref tribünündeki yerini alması ve Kara Harp Okulu Öğrenci Alayı’nın Gül’e takdim edilmesiyle tören başladı. Gül, Harbiyelileri ‘Kara Harp Okulu merhaba’ diyerek selamladı.Kara Harp Okulu Komutanı Tümgeneral Yılmaz Uyar, İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından yaptığı konuşmada, Harbiye’den 17’si bayan, 23’ü dost ve kardeş ülkelere mensup, 621 teğmenin mezun olduğunu söyledi. Teğmenlerin kuşandıkları kılıçların, edindikleri askeri bilgi ve becerilerin, alacakları diplomaların, bilimsel altyapıların, omuzlarında kutup yıldızı gibi parlayan yıldızların, liderlik yeteneklerinin sembolü olduğunu belirten Uyar, “Kara Harp Okulu olarak, en büyük Harbiyeli ve ebedi Başkomutanımız ve Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği hedefler doğrultusunda yetişen, yüreği ve beyni mensup olmakla gurur duyduğumuz yüce milletimize hizmet aşkı dopdolu, gerektiğinde vatanımızın bağımsızlığı, ülkemizin bölünmez bütünlüğü, yüce milletimizin birlik ve beraberliği ile vazife, namus ve şerefi için gözünü kırpmadan canını feda edebilecek teğmenleri mezun etmekten büyük bir onur ve gurur duyuyoruz” dedi.Harbiye’nin her geçen gün daha da karmaşık hale gelen güvenlik ortamında, en zor koşullarda doğru karar verip birliğini en mükemmel şekilde sevk ve idare edebileceğini söyleyen Uyar, mezun olan teğmenlere seslendi. Uyar, askerlik mesleğinin, yüksek disiplin anlayışı, vazife bilinci, dürüstlük, cesaret, vatan ve millete ve onun kutsal değerlerine bağlılık, zorluklar karşısında yılmadan azimle ve kararlılıkla, fedakarca çalışmayı gerektirdiğini ve sadece bir meslek olmadığını ve aile bireylerini de kapsayan bir yaşam tarzı olduğunu asla unutulmaması gerektiğini ifade etti.Dönem birincisi Topçu Teğmen Mehmet Özsoy ise, Kara Harp Okulu’na 4 yıl önce adım attıklarını ve akıl ve bilimin rehberliğinde fikri hür, vicdanı hür, irfanı, hür teğmenler olarak, icabında vatan, Cumhuriyet ve vazife uğrunda seve seve hayatlarını feda edeceklerine ant içtiklerini söyledi. Daha sonra teğmenlere ant içtiren Özsoy, mezunlar adına yaş kütüğüne yıldız ve plaket çaktı.CUMHURBAŞKANI GÜL, TBMM BAŞKANI ÇİÇEK VE BAŞBAKAN ERDOĞAN’DAN DERECEYE GİRENLERE DİPLOMAYapılan konuşmaların ardından diplomalar dağıtıldı. Dönem Birincisi Topçu Teğmen Mehmet Özsoy’a diplomasını Cumhurbaşkanı Abdullah Gül verdi. Dönem ikincisi Piyade Teğmen Mehmet Kutay Kutlu’ya diplomasını TBMM Başkanı Çiçek verirken, dönem üçüncüsü Tank Teğmen Gökhan Kılınç’a diplomasını Başbakan Erdoğan verdi. Törende, yabancı ülkelerden gelen ve dereceye giren öğrencilere de diplomalarını büyükelçilik yetkilileri verdi.Öğrenci alayı sancağının devir tesliminin de yapıldığı tören, sancaktar ve sancak muhafızlarına kılıç ve diploma verilmesiyle sürdü. Tören, mezun olan Harbiyelilerin, alkışlar eşliğindeki geçişiyle sona erdi.

164 Toplam, 1 Bugün

Yorumlar Kapalı

Ankara’da Dev Bulvar Törenle Hizmete Açıldı

| Ankara Haberleri | 31 Ağustos 2013

Ankara'da Dev Bulvar Törenle Hizmete AçıldıBaşkentliler, 30 Ağustos’ta çifte bayram yaşadı. Zafer Bayramı’nın 91. yıl dönümünün coşkuyla kutlandığı Başkent’te, Dört Mevsim Çevre Parkı’nda da başka bir heyecan vardı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ankara trafiğini büyük ölçüde rahatlatacak, ulaşıma can damarı olacak 14 kilometrelik dev bulvarı törenle hizmete açtı. Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in. ev sahipliği yaptığı törene çok sayıda bakan, milletvekili, Ankara Valisi, sivil toplum örgütü temsilcileri ve binlerce Başkentli katıldı.Başkan Gökçek’in isteği üzerine, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bulvara, “Ankara Bulvarı” isminin verilmesini önerdi. Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından yapımı gerçekleştirilen ve Başkent trafiğinin yeni atar damarlarından olacak dev bulvar, Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in ev sahipliği yaptığı, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, bakanlar İsmet Yılmaz, Mehdi Eker, Nabi Avcı, Fatma Şahin, Ankara milletvekilleri, bürokratlar, siyasetçiler, belediye meclis üyeleri, ilçe belediye başkanları ve binlerce Başkentlinin katıldığı görkemli bir törenle hizmete girdi.BAŞKAN GÖKÇEK YATIRIMLARI ANLATTIAçılış töreninde ilk sözü alan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, konuşmasına, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutlayarak başladı ve Ankara’nın çifte bayram yaşadığına dikkat çekti. Yıllardır Ankara’ya hizmet gayreti içerisinde olduklarını belirten Başkan Melih Gökçek, konuşmasında, geçen yıl ve bu yıl yaptıkları ve seçime kadar yapacakları yatırımlarla ilgili bilgi verdi.Başkan Gökçek, son iki yıl içinde 31 adet alt-üst geçidin bittiğini, 13 adet alt-üst geçidin yapımına da bu yıl içinde devam ettiklerini ve seçimlere kadar da 7 alt geçidin daha ihalelerini gerçekleştireceklerin dile getirerek, 2 yıl içinde bitirdikleri geçit sayısının toplam 51 adet olacağını söyledi. Başkan Gökçek, bu rakamın da bir Türkiye rekoru olduğunu vurguladı.”2 YILDA 690 KİLOMETRE YENİ YOL YAPTIK”Ankara’da, son 2 yıl içinde Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin 690 kilometre yeni yol açtığını, 5 milyon 153 bin 330 ton asfalt döktüğünü, 500 bin metrekarelik kaldırım yapıldığını ifade eden Başkan Gökçek, Türkiye’de ilk alttan ısıtmalı yolu Kuzey Ankara Viyadüğü’nde uyguladıklarını kaydetti. Başkan Gökçek, yeni açılan bulvarda da ilk bazalt asfalt uygulaması yaptıklarını kaydetti.KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJELERİKentsel dönüşüm projeleri ile ilgili de bilgi veren Başkan Gökçek, Hacı Bayram çevresi rekreasyon alanı düzenlemelerinin devam ettiğini, kentsel dönüşüm projeleri kapsamında Mamak’ta 4 bin 200 konutun inşaatına başladıklarını, 800 konutu teslim ettiklerini ve seçimlere kadar da bir çoğunu teslim edeceklerini anlattı. Başkan Gökçek, TRT arkasında Güneykent’te 6 bin konutluk Altınoran konutlarının yapımının devam ettiğini ve şu anda yarılandığını belirtti. Gökçek, Kuzey Ankara konutlarının yapımının ise TOKİ ile beraber devam ettiğini, rekreasyon alanı inşaatının da bitmek üzere olduğunu ifade etti. Gökçek, “Buranın açılışını da kısmet olursa 2 ay sonra size yaptırmış olacağız.” diye konuştu.DEV PARKLAR GELİYORAnkara’da yeşil alan çalışmaları ile ilgili de bilgi veren Başkan Gökçek, sadece bu yıl içerisinde 1 milyon metrekare dev parklar yaptıklarını belirterek, Çankaya Çukurumbar’da, Çankaya Öveçler’de, Keçiören Esertepe’de, Yenimahalle Batıkent kent merkezinde, Şentepe’de ve Pamuklar Vadisi’nde park çalışmalarını sürdürdüklerini bildirdi. Başkan Gökçek, Etimesgut Elvan rekreasyon alanı, Payamlı Tepe piknik alanı, Akyurt Güzelhisar ve Kazan TOKİ parklarının da bunları takip ettiğini bildirdi.AVRUPA’NIN EN BÜYÜK TEMA PARKIAvrupa’nın en büyük tema parkının yapımına başladıklarını ve hayvanat bahçesi ile devam ettiklerini anlatan Gökçek, konuşmasına şöyle devam etti: “Hemen arka tarafta Atatürk Orman Çiftliği’nin orada 4 bin 200 metre uzunlukta 2 milyon 150 bin metrekarelik bir alanı kaplıyor. İçinde bin 217 adet küçüklü büyüklü teknolojik eğlence ürünleri var, mesela 14 adet roller coaster var büyüklü küçüklü, 70 metrelik hareketli dinozor var, 120 metre yüksekliğinde su fışkırtan su-müzik-lazer ve sis gösterisi var. Buraya 150 bin yetişkin ağaç ile 4 milyon çalı dikiyoruz.”14.5 KİLOMETRELİK BULVARYeni açılan bulvarla ilgili bilgi veren Başkan Gökçek, yeni bulvarın Ankara’nın can damarı olacağını ve 14.5 kilometre uzunluğunda olduğunu, üzerinde 19 kilometre yan yolu, 17 tane alt-üst geçidi, 2 tane viyadük bulunduğunu anlattı. Gökçek, “Sadece buradan 420 bin kamyon hafriyat taşıdık, 60 bin yetişkin ağaç, 3 milyon çalı, 600 bin metrekare çim, 100 bin gül ektik. Burası 1 yıl gibi kısa bir sürede bitti. Ve örneğin 53 günde Marşandiz Köprüsü’nü hem yıkıp hem yapmak suretiyle başka bir rekora imza attık, yaklaşık 300 milyon lira da buranın maliyeti oldu.” diye konuştu.BAŞKAN GÖKÇEK’TEN BAŞBAKAN’A ÖVGÜBaşbakan Erdoğan’ın, Türkiye’yi lider ve yıldız ülke yaptığını ifade eden Başkan Gökçek, yurt dışına gittiklerinde yabancıların Türk vatandaşlarına bakışının artık değiştiğini kaydederek, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Her gittiğimiz yerde görüyoruz. Milletimize ve dünyaya dik durmayı öğrettiniz. Sadece Türkiye’de değil, bütün dünyada, mazlumun sesi, zalimin sıkıntısı oldunuz. Türkiye olarak, alan eldik, artık veren el olduk, 70 sente muhtaçtık başta Afrika olmak üzere dünyadaki yoksullara milyarlarca dolarlık yardım yapacak bir ülke haline geldik. IMF’nin borcunu kapattık, borç verecek duruma geldik. Hortumlar bitti, faiz lobisine giden para ya fakir fukaraya ya da hizmete gitmeye başladı. Savunma sanayiine el attınız, tankımızı, helikopterimizi, uçaklarımızı, gemilerimizi, silahlarımızı biz yapmağa başladık. Sırf bundan dolayı bazı ülkeler tedirgin olmaya başladı, son olarak, Kanal projesi, Havaalanı projesi, Nükleer santraller projesi, 3. Boğaz Köprüsü projesi batıdakileri rahatsız etti.”Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, bulvarın yapımında emeği geçen firmalara ve belediye çalışanlarına da ayrıca teşekkür etti.BAŞBAKAN ERDOĞAN: ANKARA 90 YIL İÇİNDE BİR AVRUPA KENTİNE DÖNÜŞTÜBulvarın açılış töreninde kendisini heyecanla bekleyen binlerce Başkentliye seslenen Başbakan Erdoğan, Ankara’da 2 büyük günün birden yaşandığını kaydederek, “30 Ağustos zaferimizin 91’inci yıl dönümünü kutladığımız bu anlamlı günde, Ankara Büyükşehir Belediyemizin tamamladığı, Ankara trafiğini rahatlatacak eserlerin de açılışını yapıyoruz.” sözleriyle konuşmasına başladı.Tüm Türkiye’nin 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutlayan Başbakan Erdoğan, Cumhuriyet’in kuruluşu sırasında Ankara’nın Orta Anadolu’da adeta kasaba görünümünde, sadece 40 bin nüfusu olan bir şehir olduğunu söyleyerek, “Başkent olmasının ardından geçen 90 yıl içinde Ankara’nın nüfusu 40 binden 5 milyona yaklaştı. Yani tam 11.5 kat arttı. Orta Anadolu’da mütevazi bir şehir olan Ankara, 90 yıl içinde Türkiye’nin modern başkenti, bir Avrupa kenti, bir dünya merkezine dönüştü.” diye konuştu.”BÖYLE GELMİŞ BÖYLE GİDER DEMİYORUZ”Ankara’nın, şehirleşme sürecinde ilk yılların aksine sonraki dönemde planlı bir büyüme yaşanmadığına dikkat çeken Başbakan Erdoğan, şehir merkezindeki çirkin yapılar ile şehrin etrafındaki gecekondulaşmayı anımsatarak, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ama biz, asla umutsuz değiliz. Asla, ‘Böyle gelmiş böyle gider’ demiyoruz. Yerel yönetimlerdeki tecrübemizi, birikimlerimizi başta İstanbul ve Ankara olmak üzere büyük şehirlerimizde kararlılıkla uyguladık ve şehirlerimizin çehrelerini değiştirdik, değiştirmeye devam ediyoruz.” Başkentte yaşanan büyük değişime Kuzey Ankara Girişini anlatarak örnek veren Başbakan Erdoğan, şunları söyledi: “Bakınız havalimanından şehir merkezine gelirken şehrin girişi, gerçekten iç karartıcı bir manzara içindeydi. Çok eskiye gitmeyin 10 yıl önce havalimanından buraya gelirken havalimanı neydi, yol neydi? Bugün havalimanı ne? Yol ne? Fazla lafa hacet yok. Şu anda o bölge dünyanın en modern, en sağlıklı yaşam alanını ve şehir manzarasını barındırıyor.” Bu dönüşümün aynı şekilde Mamak’tan Keçiören’e, Altındağ’dan Yenimahalle’ye kadar her ilçede gerçekleştiğini vurgulayan Başbakan Erdoğan, 81 ilde de aynı şekilde çalışmaların sürdüğünü aktardı.Açılışı yapılan bulvarın Ankara’ya nefes aldıracağını, trafiği rahatlatacağını, ulaşımı daha da kolaylaştıracağını dile getiren Başbakan Erdoğan; bulvar, yan yollar, viyadükler ve yeşillendirme çalışmaları hakkında bilgi vererek, “Büyükşehir Belediye Başkanımız Melih Bey ve ekibine huzurlarınızda şahsım, Ankaralılar, tüm milletim adına teşekkür ediyorum. Zira, Ankara sadece 14 kilometrelik bir yol kazanmakla kalmadı, bu yolla birlikte 60 bin yeni ağaç ve yol kenarında, refüjlerde 3 milyon çalı da kazanmış oldu.” diye konuştu.Başbakan Erdoğan, Ankara’da kişi başına düşen yeşil alan miktarının 19 yılda 2 metrekareden 19 metrekareye yükseldiğini söyleyerek, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Yani Ankara, sadece binalarla, sadece konutlarla, sadece yollarla, sanayi bölgeleriyle değil aynı zamanda yeşil alanlarıyla, parklarıyla, dinlenme alanlarıyla da büyüyor, dünyada öne çıkıyor. Ankara’ya söz verdiğimiz Tema Parkı ve büyük hayvanat bahçesinin yapım çalışmaları da hızla devam ediyor. İnşallah önümüzdeki yıla kadar dünyanın en büyük temalı parklarından birini en büyük hayvanat bahçelerinden birini de Ankara’ya kazandırmış olacağız. Yine, Ulaştırma Bakanlığımız tarafından yapımı devam eden metrolar da hızla ilerliyor. Birkaç ay içinde inşaatı devam eden metrolarımız hakkında da müjdelerimizi açıklayacağız.”“ANKARALILARA HAYIRLI OLSUN”Hükümet ve yerel yönetimlerin söz değil iş ürettiğini ifade eden Başbakan Erdoğan, Türkiye’nin 81 ilinde şantiyelerin harıl harıl çalıştığını söyledi. Mısır ve Suriye’de yaşanan zulme ilişkin de görüşlerini açıklayan Başbakan Erdoğan, sık sık alkışlarla kesilen konuşmasının sonunda Başkan Melih Gökçek’in, “Bu bulvarın adı yok. Bulvarımızın ismini Başbakanımızın koymasını rica ettik” önerisi üzerine Erdoğan, şöyle konuştu: “Bugün 30 Ağustos, zaferimizi kutluyoruz. Değerli kardeşlerimiz, Melih Bey’e sordum, ‘Ankara’da Ankara’nın adı ile müsemma böyle bir bulvarınız var mı’. Dedi ki yok. Başkent Ankara’da Ankara’nın ismiyle müsemma bir bulvar yok. Dedim ki ben sana kanaatimi söylüyorum. Bu bulvarın adı, Cumhuriyetimize de güzel yakışır; ‘Ankara Bulvarı’ olsun. Benim teklifim bu. Meclisinizde görüşürsünüz. Hayırlıysa, bir tarafında Büyükşehir, bir tarafında Başbakanlık’ı bağlayacak; ‘Ankara Bulvarı’ ismi isabetli olur diye düşünüyorum.”Ankara Bulvarı ismine ilişkin meydanda oylama da yapan Başbakan Erdoğan, büyük alkışlar eşliğinde “Buradaki hava güzel. Artık büyükşehir belediyemiz bunu kendi meclisinde değerlendirir, tartışır. Hayırlı olsun diyorum.” dedi. Bir kez daha 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutlayan Başbakan Erdoğan, konuşmasını, “Açılışını yaptığımız yolun Ankara’ya, Ankaralılara hayırlı olmasını temenni ediyor, Büyükşehir Belediyemizi, tüm meclis üyelerimizi, emeği geçenleri, yüklenici firmayı, mimarından mühendisine işçisine kadar hepsini tebrik ediyor, hayırlı olsun diyorum.” sözleriyle bitirdi. Konuşmaların ardından, Başbakan Erdoğan ve diğer konuklar bulvarın açılış kurdelesini kesti.GÖKÇEK, BAŞBAKAN’IN MAKAM ARABASINI KULLANARAK BAŞBAKAN’A YENİ BULVARI GEZDİRDİTörenin sonunda Başkan Gökçek, Başbakanlık makam aracının direksiyonuna geçerek, Başbakan Erdoğan’a yeni bulvarı gezdirdi.

136 Toplam, 2 Bugün

Yorumlar Kapalı

Kara Harp Okulu’ndaki Diploma Törenine Devletin Zirvesi Katıldı

| Ankara Haberleri | 31 Ağustos 2013

Kara Harp Okulu’ndaki Diploma Törenine Devletin Zirvesi KatıldıKara Harp Okulu’ndan mezun olan teğmenler, devletin zirvesinin katıldığı törenle diplomalarını aldı. Kara Harp Okulu’ndan; 17’si kadın, 23’ü ise kardeş ve dost ülkelerden olmak üzere toplam 621 Harbiyeli mezun oldu.Kara Harp Okulu’ndan mezun olan 164. dönem teğmenler, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, Milli Savunma Bakan İsmet Yılmaz, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, kuvvet komutanları ve ailelerinin katıldığı törenle diplomalarını aldı. Tören, Kara Harp Okulu’ndan mezun olan Harbiyelilerin, törenin gerçekleştirildiği Cemal Turan Stadyumu’na, ‘Harbiye Marşı’nı söyleyerek girmeleriyle başladı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün şeref tribünündeki yerini alması ve Kara Harp Okulu Öğrenci Alayı’nın Gül’e takdim edilmesiyle tören başladı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Harbiyelileri, ‘Kara Harp Okulu merhaba’ diyerek selamladı. Daha sonra okunan İstiklal Marşı’nın ardından diploma töreni devam etti.Kara Harp Okulu Komutanı Tümgeneral Yılmaz Uyar, tören başlangıcında bir konuşma yaparak, diploma töreni ile ilgili olarak devletin zirvesine ve ailelere bilgi verdi. Dönem birincisi Topçu Teğmen Mehmet Özsoy, teğmenlere ant içtirerek, mezunlar adına yaş kütüğüne yıldız ve plaket çaktı.MEZUN OLAN TEĞMENLERE DEVLETİN ZİRVESİ DİPLOMA VERDİYapılan konuşmaların ardından diplomalar dağıtıldı. Dönem Birincisi Topçu Teğmen Mehmet Özsoy’a diplomasını Cumhurbaşkanı Abdullah Gül verdi. Dönem ikincisi Piyade Teğmen Mehmet Kutay Kutlu’ya diplomasını TBMM Başkanı Çiçek verirken, dönem üçüncüsü Tank Teğmen Gökhan Kılınç’a diplomasını Başbakan Erdoğan verdi. Törende, yabancı ülkelerden gelen ve dereceye giren öğrencilere de diplomalarını büyükelçilik yetkilileri verdi.Öğrenci alayı sancağının devir tesliminin de yapıldığı tören, sancaktar ve sancak muhafızlarına kılıç ve diploma verilmesiyle sürdü. Tören, mezun olan Harbiyelilerin, alkışlar eşliğindeki geçişiyle sona erdi.

154 Toplam, 1 Bugün

Yorumlar Kapalı

Başbakan Erdoğan: “suriye’ye Sınırlı Müdahale Bizi Tatmin Etmez, Kosova Gibi Olmamalıdır”

| Ankara Haberleri | 31 Ağustos 2013

Başbakan Erdoğan: “suriye’ye Sınırlı Müdahale Bizi Tatmin Etmez, Kosova Gibi Olmamalıdır”Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Suriye’ye sınırlı müdahale bizi tatmin etmez. Kosova benzeri bir operasyon olmalı” dedi.Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından başkomutan sıfatıyla Çankaya Köşkü’nde ilk defa verilen 30 Ağustos Zafer Bayramı resepsiyonunu eşi Emine Erdoğan ile katıldı.Başbakan Erdoğan, Suriye’ye olası müdahaleyle ilgili olarak, “Suriye’ye sınırlı müdahale bizi tatmin etmez. Kosova benzeri bir operasyon olmalı” dedi. Erdoğan, müdahalenin 1-2 günlük vur çık değil, rejimi bıraktırma noktasına getirmesi gerektiğini söyledi.Suriye konusunda TBMM’yi olağanüstü toplamaya gerek olmadığını belirten Erdoğan, “Tezkereye şu anda ihtiyacımız yok. 4 Ekim’e kadar. Şu andaki süreç Meclis zaten tatilde. Olağanüstü toplantıya gerek olur mu olmaz mı, bunu Sayın Cumhurbaşkanımızla da görüşürüz. Meclisin kapalı olduğu dönemde Cumhurbaşkanımızın yetkisi var” dedi.Erdoğan, ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin açıklamalarıyla ilgili olarak da, “Kerry’nin açıklamalarına bakılırsa. G20 zirvesi öncesi müdahale olabilir” dedi. Erdoğan ayrıca Moskova’da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşeceğini söyledi.Resepsiyona katılan Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz da, Suriye konusunda Türkiye‘den operasyonla ilgili herhangi bir talepte bulunulmadığını, doğru olanın Esad yönetiminin iktidardan uzaklaştırılması olduğunu söyledi.Genelkurmay Başkanı Necdet Özel ise, Suriye konusunda Türkiye’nin her türlü tedbiri aldığını ve endişeye gerek olmadığını söyledi. Özel, mevcut tezkereye göre çalışma yaptıklarını açıkladı.

144 Toplam, 1 Bugün

Yorumlar Kapalı

Köşk’te 30 Ağustos Zafer Bayramı Resepsiyonu

| Ankara Haberleri | 31 Ağustos 2013

Köşk'te 30 Ağustos Zafer Bayramı ResepsiyonuCumhurbaşkanı Abdullah Gül, 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları çerçevesinde ‘Başkomutan’ sıfatıyla ilk defa Çankaya Köşkü’nde resepsiyon verdi. Çankaya Köşkü’nün tören alanında da ilk defa resepsiyon verildi.Bu yıl gerçekleştirilen 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda ilkler yaşanmaya devam ediyor. Sabah saatlerinde ‘Başkomutan’ sıfatıyla ilk defa Çankaya Köşkü’nde tebrikleri kabul eden Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, akşam saatlerinde de ilk defa ‘Başkomutan’ sıfatıyla eşi Hayrünnisa Gül ile birlikte resepsiyon verdi. Bin 600 kişinin davet edildiği resepsiyonda Cumhurbaşkanı Gül, yaklaşık bir saat davetlilerle tokalaştı. TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan’ın da katıldığı resepsiyonda köşk tarihinde de bir ilk yaşandı. Çankaya Köşkü’nün bahçesindeki tören alanında ilk defa bir resepsiyon gerçekleştirildi.

148 Toplam, 1 Bugün

Yorumlar Kapalı

Köşk’te 30 Ağustos Zafer Bayramı Resepsiyonu

| Ankara Haberleri | 31 Ağustos 2013

Köşk'te 30 Ağustos Zafer Bayramı ResepsiyonuCumhurbaşkanı Abdullah Gül, 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları çerçevesinde ‘Başkomutan’ sıfatıyla ilk defa Çankaya Köşkü’nde resepsiyon verdi. Çankaya Köşkü’nün tören alanındaki resepsiyonda Cumhurbaşkanı Gül ve eşi Hayrünnisa Gül yaklaşık bir saat davetlilerle tokalaştı. Resepsiyona muhalefet liderlerin katılım gerçekleşmedi.30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları çerçevesinde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ‘Başkomutan’ sıfatıyla Çankaya Köşkü’nde ilk kez resepsiyon verdi. Sabah saatlerinde Çankaya Köşkü’nde tebrikleri kabul eden Cumhurbaşkanı Gül, akşam saatlerinde de bir ilki gerçekleştirdi. Köşk tarihinde ilk defa bir resepsiyon tören alanında gerçekleştirildi. Çankaya Köşkü’nün bahçesindeki tören alanında gerçekleştirilen resepsiyona bin 600 kişi davet edildi.TOKALAŞMA BİR SAAT SÜRDÜEşi Hayrünnisa Gül ile birlikte resepsiyon veren Cumhurbaşkanı Gül, yaklaşık bir saat resepsiyona katılan davetlilerle tokalaştı. Resepsiyona TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel ve eşi Kamuran Özel, Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Ferruh Kaleli, Danıştay Başkanı Zerrin Güngör, Başbakan Yardımcıları Ali Babacan, Beşir Atalay ve Bekir Bozdağ, TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi Eker, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, kuvvet komutanları, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, milletvekilleri, yabancı misyon temsilcileri, işadamları, akademisyenler, sanatçılar, sporcular, gaziler ve şehit yakınları, sivil toplum kuruluşları, İhlas Medya Ankara Grup Başkanı Nuri Elibol, TGRT Haber ve İhlas Haber Ajansı (İHA) Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar, medya kuruluşlarının temsilcileri, askerler ve çok sayıda davetli katıldı.Uzun kuyrukların oluştuğu ve yaklaşık bir saat süren karşılamanın ardından gazetecilerin 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutlayan Cumhurbaşkanı Gül, ilk kez açık havada bir resepsiyon verdiklerini belirterek, “Yağmur yağacaktı diye korktuk ama yağmadı” dedi.MUHALEFET LİDERLERİ RESEPSİYONA KATILMADITarihte ilk defa bir Cumhurbaşkanı tarafından ‘Başkomutan’ sıfatıyla verilen 30 Ağustos Zafer Bayramı resepsiyonuna muhalefet liderleri katılmadı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve BDP Eş Genel Başkanları Selehattin Demirtaş ile Gültan Kışanak resepsiyona katılmadı. BDP’den Sırrı Sakık katılırken, CHP’den ise sadece Sinan Aygün resepsiyonda yer aldı.HAYRÜNNİSA GÜL’E NAZAR BONCUĞUCumhurbaşkanı Abdullah Gül ve eşi Hayrünnisa Gül’ün davetlileri kabulü sırasında ilginç bir olay yaşandı. AK Partili bir milletvekili Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün eşi Hayrünnisa Gül’e nazar boncuğu hediye etti. Nazar boncuğunu avucunun içine alan Hayrünnisa Gül, korumasını yanına çağırarak nazar boncuğunu verdi.RESEPSİYON ALINANA DEV EKRANÇankaya Köşkü’nün tören alanında ilk defa gerçekleştirilen resepsiyonda, alana dev ekran kuruldu. Alan içerisine kurulan dev ekran sayesinde Cumhurbaşkanı Gül ve eşi Hayrünnisa Gül’ün davetlileri kabul edilişi buralardan izlendi.

154 Toplam, 2 Bugün

Yorumlar Kapalı

Başbakan Erdoğan, 30 Ağustos Resepsiyonunda Soruları Cevaplandırdı

| Ankara Haberleri | 31 Ağustos 2013

Başbakan Erdoğan, 30 Ağustos Resepsiyonunda Soruları CevaplandırdıBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Biz aşırı uçlar nerede olursa olsun, ister ülkemizde olsun, ister diğer ülkelerde olsun, bu bizim temel prensibimizdir, temel ilkemizdir, biz aşırı uçların hepsine karşıyız” dedi.Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından ilk kez başkomutan sıfatıyla Çankaya Köşkü’nde verilen 30 Ağustos Zafer Bayramı resepsiyonunu eşi Emine Erdoğan ile katıldı. Burada soruları cevaplayan Erdoğan, ABD Başkanı Barack Obama ile görüşüp görüşmeyeceği yönündeki bir soru üzerine, “Kerry ve Ahmet Bey ile görüşmeler sürüyor. Gerekirse bu hafta başı falan gibi zaten çarşamba günü Saint Petersburg’da bir araya geleceğiz. Orada fazla kalmayacak, görüşeceğim. Kendisi de orada fazla kalmayacak zaten. Aldığım habere göre belki açılışta bulunacak, sonra Saint Petersburg’dan ayrılacak” ifadelerini kullandı.Erdoğan, bölgedeki gidişatın sıkıntılı olması durumunda Arjantin ziyaretini erteleyebileceğini belirtti.“BİZ AŞIRI UÇLARIN HEPSİNE KARŞIYIZ”Operasyona şüphe ile bakan kesimlerin, operasyonun El Nusra’ya yakın cephelere yarayacağı konusunda endişelerini dile getirdiklerinin belirtilmesi üzerine Erdoğan, şunları kaydetti:“Bizim bir defa aşırı uçların hiçbirine yakın olmamızı kimse lütfen konuşmasın. Biz aşırı uçlar nerede olursa olsun, ister ülkemizde olsun, ister diğer ülkelerde olsun, bu bizim temel prensibimizdir, temel ilkemizdir; biz aşırı uçların hepsine karşıyız. Hepsinden uzağız. Açıklama yapmış BDP‘nin Başkanı, diyor ki ‘Ben adresleri veririm’ Yani bu kadar bu işlerde kabiliyetli ise bize PKK‘lıların da adreslerini versin. Onlar da aşırı uçtur. Biz onların da üzerine gidelim. Nusra’nın da üzerine gidelim. Biz biliyorsunuz El Kaide ile güvenlik güçlerimiz çok ciddi mücadeleler verdi. Malatya‘da olan hadiseleri hatırlayın, neler olduğunu. Bizim bu konularda asla tavizimiz yok. Ama bunu BDP’nin Genel Başkanı söylerken PKK’lıların adreslerini daha iyi bilirler. Bize o adresleri de versinler. Biz hepsinin de üzerine gideriz, tavizsiz .”“ŞU ANDA MİLLETİN ÖZETİ BURADA”Erdoğan, Gül’ün ilk kez başkomutan sıfatıyla Çankaya Köşkü’nde verdiği resepsiyonla ilgili de, “Hamdolsun gayet güzel. Şu anda milletin özeti burada. Ama tabii gelmemekte direnenler de var. Ayrı mesele ” şeklinde konuştu.Başbakan Erdoğan, demokrasi paketine ilişkin bir soru üzerine ise, “Herhalde Arjantin sonrası olur. Şöyle arkadaşlarla bir araya gelip oturup konuşup değerlendirmemizi yapamadık. Bu olaylar sebebiyle. Ben çalışmamı yaptım. Arkadaşlarla şöyle bir görüşeceğiz. Arjantin dönüşü inşallah” dedi. (BY-

121 Toplam, 1 Bugün

Yorumlar Kapalı

Dsi’den Ankara’ya 16 Yeni Tesis

| Ankara Haberleri | 29 Ağustos 2013

Dsi'den Ankara'ya 16 Yeni TesisOrman ve Su işleri Bakanı Veysel Eroğlu, Türkiye’de son 10 yılda muazzam bir dönüşüm yaşandığını belirterek, “Paradan sıfırlar atıldı. Hazine parayla doldu. İMF’ye borçlar kapatıldı ve Türkiye’de her bölgede yatırımlar devam ediyor. Allah’a şükür hükümetimizde para bol. Geçmişte paralarımız faiz lobisine gidiyordu. Şimdi hortumların önü kesildi. Bu paralar yatırıma dönüştü” dedi.Keçiören Kalaba Meydanı’nda gerçekleştirilen 11 tesisin temel atma ve 5 tesisin açılış törenine Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Ankara Valisi Alaaddin Yüksel, Keçiören Belediye Başkanı Mustafa Ak ve çok sayıda Keçiörenli katıldı.“2013-2014 YILI, ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI İÇİN ANKARA’DA YATIRIM YILI OLACAK”Törende konuşma yapan Bakan Eroğlu, yapılan tesislerin maliyetinin 122 milyon TL olduğunu söyledi. Ankara’ya 43 adet baraj ve gölet ve sulama tesisi yapılacağını bildiren Eroğlu, bunların 7 tanesinin tamamlandığını, 9 tanesin de yapım aşamasında olduğunu, hepsinin tamamlandığında Ankaralı çiftçilerin için çok faydalı olacağını kaydetti. Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın Ankara için tam 33 tane müjde vereceğini ifade eden Eroğlu, “Bu müjdelerle beraber 2013-2014 yılını, Ankara’mızda Orman ve Su İşleri Bakanlığı için yatırım yılı ilan ediyorum” dedi.“ANKARA BOZKIR OLMAKTAN KURTULUP, YEŞİL ANKARA OLARAK ANILACAK”Bakan Eroğlu, Ankara’nın günden güne yeşillendiğini ve daha da fazla yeşil alana kavuşacağını ifade etti. Türkiye’de son 10 yılda 3 milyar 500 milyon hektar alanda, 2 milyar 900 milyon fidanın dikildiğini, Ankara’da ise sadece devlet tarafından 740 bin dekar alanda, 73 milyon fidanın toprakla buluşturulduğunu belirten Eroğlu, “Ankara bozkır olmaktan kurtulup, ‘Yeşil Ankara’ olarak anılacak. Bizim anlayışımızda her şey millet içindir. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” diye konuştu.“ALLAH’A ŞÜKÜR HÜKÜMETİMİZDE PARA BOL”Türkiye’de son 10 yılda muazzam bir dönüşüm yaşandığını dile getiren Eroğlu, şunları kaydetti:”Paradan sıfırlar atıldı. Hazine parayla doldu. İMF’ye borçlar kapatıldı ve Türkiye’de her bölgede yatırımlar devam ediyor. Allah’a şükür hükümetimizde para bol. Geçmişte paralarımız faiz lobisine gidiyordu. Şimdi hortumların önü kesildi. Bu paralar yatırıma dönüştü. Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’a Ankara için verdiği bütün desteklerden dolayı şükranlarımı arz ediyorum.””ÇAYIN ISLAHI VATANDAŞLARIN HAYALİ”Keçiören Belediyesi Başkanı Mustafa Ak da yaptığı konuşmada, Ankara Çayı’nın ıslahı ile Keçiören’in hayalinin gerçekleştiğini ifade etti. “Şehirleri güzelleştiren dereleridir, sularıdır” diyen Ak, “Bu da hayallerimizi gerçekleştirdiğimiz bir proje olduğu için bizi heyecanlandırıyor. Projenin tamamlanmasıyla vatandaşlarımız ıhlamur kokan derelerde kayıklarla seyahat edebileceği bir yaşam alanına sahip olacak” dedi.Konuşmaların ardından Ankara Çayı Islahı 3. Kısım, Keçiören Çubuk Çayı Islahı, Ankara Çayı Islahı 4. Kısım, Şereflikoçhisar İçmesuyu Projesi Arıtma Tesisi, Haymana Türkşerefli Göleti, Ayaş Gökler Göleti, Haymana Türkşerefli Göleti Sulaması, Çubuk Yukarı Çavundur Göleti ve Sulaması, Çubuk Çayı Taşkın Koruma Rehabilitasyonu ve 2. Kısım Islahı, Şereflikoçhisar Peçenek Çayı ve Beypazarıİnözü Deresi taşkın koruma inşaatının temelleri atıldı.Şereflikoçhisar İçmesuyu Projesi İsale Hattı, Şereflikoçhisar Projesi Karayolları Rölekasyonu, Nallıhan Belenalan Göleti Sulaması, Beypazarı Üreğil köyü ile Nallıhan Fatih Mahallesi taşkın koruma tesislerinin de açılışı yapıldı.

128 Toplam, 1 Bugün

Yorumlar Kapalı

Tzob’dan Başbakan Erdoğan’a Ayçiçeği Mektubu

| Ankara Haberleri | 29 Ağustos 2013

Tzob’dan Başbakan Erdoğan’a Ayçiçeği MektubuTürkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a, ayçiçeği konusunda mektup gönderdiklerini bildirerek, “Başbakan Erdoğan’a gönderdiğimiz mektupta, ayçiçeğinde içinde bulunulan durumu anlattık, çözüm önerilerimizi sunduk” dedi.Bayraktar, sorunun çözümü için yağlık ayçiçeğinde kilogram başına 24 kuruş olan desteğin artırılması, ayçiçeği hasadı döneminde Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında, ürün ithalatı yapılmaması gerektiğini belirtti.Şemsi Bayraktar, Başbakan Erdoğan’ın, TZOB tarafından gerçekleştirilen bölge toplantılarına katılarak sorunları oda başkanlarından dinlediğini ve anında çözüm getirilmesi için talimat verdiğini, TZOB’un yeni hizmet binası açılış törenine ve tören sonrası Yönetim Kurulu toplantısına katıldığını, Yönetim Kurulu üyelerinin kendi bölgeleriyle ilgili aktardıkları sorunlara yakın ilgi gösterdiğini bildirdi.“AYÇİÇEĞİ ÜRETİCİSİ BÜYÜK SIKINTILARLA KARŞI KARŞIYA”Hasat döneminin başladığı bugünlerde ayçiçeği üreticisinin büyük sıkıntılarla karşı karşıya kaldığını, Başbakan Erdoğan’ın göstereceği irade ve destekle diğer sorunlarda olduğu gibi ayçiçeği üreticisinin sorunlarını da çözeceğine inandıklarını belirten Bayraktar, mektubunda şu görüşlere yer verdi:“Ülkemizin, hemen hemen her bölgesi yağlı tohumlar üretimine elverişli olmasına rağmen, yağlı tohumlu ürünlerde net ithalatçı ülke konumundayız. Ülkemizde üretilen yağlı tohumlardan elde edilen yağ miktarı 655 bin ton, toplam yağ tüketimimiz ise 2 milyon 145 bin tondur. Yağ ihtiyacımızın sadece yüzde 30,5’i ülkemizde üretilen yağlı tohumlarla karşılanmakta, yüzde 69,5’i ise ithal edilmektedir.Şöyle ki; 2012 yılında yağlı tohum ithalatı 2 milyon 131 bin ton, bitkisel yağ ithalatı 1 milyon 325 bin ton ve bunların işlenmesi sonucu arta kalan küspelerin ithalatı ise 1 milyon 880 bin ton olmuştur. Bütün bu ithalat kalemlerine ödediğimiz döviz tutarı ise 3,6 milyar doları bulmuştur. Üreticilerimizi adeta boğan ithalatımız, yıllar içinde sürekli artmıştır.Ülkemizde; ayçiçeği, kanola, pamuk, mısır, fındık ve soya yağı olmak üzere toplam 950 bin ton yemeklik sıvı yağ tüketilmektedir. Halkımız yemeklik olarak sıvı yağ tüketiminde öncelikle ayçiçeğini tercih etmektedir. Toplam 950 bin ton yemeklik sıvı yağ tüketiminin yüzde 80’ini ayçiçeği oluşturmaktadır. Rakamlar göstermektedir ki, ayçiçeği yağı halkımız için olmazsa olmaz gıdalar arasında yer almaktadır.Yağlı tohumlu bitkilerdeki açığın kapatılmasına yönelik alınan tedbirler ile birlikte en önemli ilerleme ayçiçeği üretiminde yaşanmış, önemli artışlar kaydedilmiştir. Nitekim, 2000 yılında 800 bin ton olan ayçiçeği üretimi, 2012 yılında 1 milyon 200 bin tonu yağlık, 170 bin tonu çerezlik olmak üzere 1 milyon 370 bin tona yükselmiştir. 2013 yılında ise 1 milyon 350 bin tonu yağlık, 150 bin tonu çerezlik olmak üzere toplam 1 milyon 500 bin tona çıkacağı beklenmektedir. Geçen yıla göre, yağlık ayçiçeği üretimimiz yüzde 12,5 artış göstermiştir.”KİLOGRAMI 1,5 LİRA OLAN AYÇİÇEĞİ FİYATI, BU SEZON 95 KURUŞA KADAR DÜŞTÜBu hasat döneminde oluşan ayçiçeği fiyatlarının, geçen yılki fiyatlara göre oldukça düşük düzeyde seyrettiğini bildiren Bayraktar, şöyle devam etti:“Ayçiçeği fiyatlarının düşmesinde, dünyadaki gelişmeler de etkili olmuştur. 2012 yılında dünya ayçiçeği üretimi 36,3 milyon ton iken, 2013 yılında 40,3 milyon tona yükselmiştir. Dünya ayçiçeği üretiminin yüzde 25’ini Ukrayna, yüzde 22’sini Rusya, yüzde 20’sini Avrupa Birliği (AB) yapmaktadır. Ukrayna Rusya ve AB, dünya üretiminin yüzde 67’sini gerçekleştirmektedir. Ülkemizin, dünya ayçiçeği üretiminden aldığı pay ise yüzde 3,7’dir. Ayçiçeğinde ithalatçı ülke olmamız nedeniyle, dünya piyasalarındaki fiyat değişimleri ülkemizi doğrudan etkilemektedir. Üretim rakamlarının artması ile dünyada da ayçiçeği fiyatları düşmüştür. 2012 yılında, dünya piyasalarında tonu 700 dolar olan ayçiçeği fiyatı, bu yıl 400 dolara gerilemiştir. Ayçiçeği hasadının Çukurova gibi güney bölgelerimiz dışında yeni başlamasına rağmen, üretici, fiyatlar karşısında hüsrana uğramıştır. Geçen sezon kilogramı 1 lira 50 kuruş olan ayçiçeği fiyatı, bu sezon 95 kuruşa kadar düşmüştür.Ayçiçeği fiyat düşüşünde etkili olan diğer unsur ise, ihracat amacıyla Dahilde İşleme Rejimi kapsamında ülkemize yüzde 0 (sıfır) gümrükle giren ayçiçeği ve ürünlerinin kontrolünün yeterince yapılamamasıdır.Ayrıca, boya sanayiinde, yem ve margarin üretiminde belli oranlarda kullanılmak üzere yine yüzde 0 (sıfır) gümrükle ülkemize giren ayçiçeği ham yağının kontrolü iyi bir şekilde yapılmalıdır. Bu şekilde ülkeye girişi yapılan ham yağın ithalat amacına uygun olarak kullanılması sağlanmalı, başka yerlerde kullanılması önlenmelidir.Ülkemizde ayçiçeği fiyatlarının gerilemesinde önemli diğer bir etken ise ayçiçeği ithalatında uygulanan gümrük vergi oranlarının üreticilerimizi koruyamamasıdır. Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kurallarına göre, uygulayacağımız en yüksek gümrük vergi oranları, ayçiçeği tohumunda yüzde 27, ham ayçiçeği yağında ise yüzde 36’dır. Bu vergi oranları, üreticilerimizi korumakta yetersizdir. Üreticilerimiz düşük vergi oranları ve yüksek girdi maliyetleri karşısında rekabet etmekte zorlanmaktadır.”“DESTEK MİKTARI 2010 YILINDAN BU YANA SADECE 1 KURUŞ ARTIRILDI”Üretimin sürdürülebilmesi için dünya ile rekabet edecek üretim ortamı sağlanması, üreticinin dünya fiyatlarından girdi kullanabilmesi gerektiğini bildiren Bayraktar, “Yağlık ayçiçeğinde kilogram başına destek miktarı 2006, 2007 yıllarında 20, 2008 yılında 18,9, 2009 yılında 21, 2010 ve 2011 yılında 23, 2012 yılında 24 kuruş olarak uygulanmıştır. 2013 yılında da destek miktarı, 2012 yılına göre değiştirilmeyerek 24 kuruş olarak belirlenmiştir. Kilogram başına destek miktarı 2010 yılından bu yana sadece 1 kuruş artırılmıştır. Destek miktarı, üreticimizin dünya fiyatlarıyla rekabet edebilmesi için yeterli değildir. Bu miktarın artırılması soruna kısa vadede çözüm getirecektir” dedi.Gerekli tedbirler alınmadığı takdirde, düşük fiyat nedeniyle mağdur olan üreticinin önümüzdeki sezon ayçiçeği ekimden vazgeçmesi halinde, ithalat miktarının artacağını ve yağ açığıyla ilgili sorunun daha da derinleşeceğini vurgulayan Bayraktar, bu durumun, sadece yağ sektörünü değil, küspede dışa bağımlılığı da artıracağından hayvancılık açısından önemli bir risk oluşturacağına dikkati çekti.ÖNERİLERBayraktar, ayçiçeği fiyatlarının, üreticileri mağdur etmemesi için alınması gereken acil tedbirler konusundaki önerilerimizi ise şöyle sıraladı:- Yağlık ayçiçeğinde kilogram başına 24 kuruş olan destek artırılmalıdır.- Ayçiçeği hasadı döneminde Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında, ürün ithalatı yapılmamalıdır.- Hasat dönemi dışında Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında yapılacak ürün ithalatında kontroller sıkı tutulmalı, ihracat amacıyla alınan bu ürünlerin, iç piyasada kullanılması engellenmelidir.- 22 Ağustos 2013 tarihli Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayınlanan Ekonomi Bakanlığı’nın “İthalatta Gözetim Uygulamasına İlişkin Tebliğ (Tebliği No: 2009/8)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliği”ne göre, yağlık ayçiçeği, ayçiçeği tohumu unu, kaba unların da tonuna CIF (mal bedeli, sigorta ve navlun dahil) 675 dolar, ayçiçeği tohumu yağına 1500 dolar gözetim uygulaması belirlemesi sorunu çözmekten uzaktır. Kanaatimizce bu rakam, üreticiyi korumakta yeterli olmayacaktır. Bu amaçla gözetim uygulaması fiyatı, mümkün olan en yüksek seviyeye çıkarılmalıdır. Gözetim uygulaması fiyatının, 850 dolar/tona yükseltilmesi halinde üreticimizin ucuz ithalata karşı korunmasının mümkün olabileceğini öngörüyoruz.- Üreticimiz dünya fiyatlarından girdi kullanabilmelidir.- Ürün fiyatlarında yaşanan gerilemenin önlenmesi amacıyla 2010-2011 yıllarında ayçiçeği, ayçiçeği ürünleri ithalatında bir yöntem olarak kullanılan tarife kontenjanı, bu yıl da uygulanmalıdır. Tarife kontenjanı ile ihtiyacının bir bölümünü iç piyasadan karşılayan sanayiciye, düşük gümrük vergisi ile ithalat izni de verilmektedir. Bu uygulama ile alıcıların üreticilere yönelmesi sağlanmalıdır.- Boya sanayiinde, yem ve margarin üretiminde belli oranlarda kullanılmak üzere yine 0 (sıfır) gümrükle ülkemize giren ayçiçeği ham yağının kontrolü iyi bir şekilde yapılmalıdır. Bu şekilde ülkeye girişi yapılan ham yağın ithalat amacına uygun olarak kullanılması sağlanmalı, başka yerlerde kullanılması önlenmelidir.

131 Toplam, 1 Bugün

Yorumlar Kapalı

TZOB’dan Başbakan Erdoğan’a Ayçiçeği Mektubu

| Ankara Haberleri | 29 Ağustos 2013

TZOB’dan Başbakan Erdoğan’a Ayçiçeği MektubuTürkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a, ayçiçeği konusunda mektup gönderdiklerini açıklayarak, “Başbakan Erdoğan’a gönderdiğimiz mektupta, ayçiçeğinde içinde bulunulan durumu anlattık, çözüm önerilerimizi sunduk.” dedi.Bayraktar, sorunun çözümü için yağlık ayçiçeğinde kilogram başına 24 kuruş olan desteğin artırılması, ayçiçeği hasadı döneminde Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında, ürün ithalatı yapılmaması gerektiğini belirtti. Bayraktar, Başbakan Erdoğan’ın, TZOB tarafından gerçekleştirilen bölge toplantılarına katılarak sorunları oda başkanlarından dinlediğini ve anında çözüm getirilmesi için talimat verdiğini, TZOB’un yeni hizmet binası açılış törenine ve tören sonrası yönetim kurulu toplantısına katıldığını, yönetim kurulu üyelerinin kendi bölgeleriyle ilgili aktardıkları sorunlara yakın ilgi gösterdiğini bildirdi. Hasat döneminin başladığı bugünlerde ayçiçeği üreticisinin büyük sıkıntılarla karşı karşıya kaldığını, Başbakan Erdoğan’ın göstereceği irade ve destekle diğer sorunlarda olduğu gibi ayçiçeği üreticisinin sorunlarını da çözeceğine inandıklarını belirten Bayraktar, mektubunda şu görüşlere yer verdi:”Ülkemizin, hemen hemen her bölgesi yağlı tohumlar üretimine elverişli olmasına rağmen, yağlı tohumlu ürünlerde net ithalatçı ülke konumundayız. Ülkemizde üretilen yağlı tohumlardan elde edilen yağ miktarı 655 bin ton, toplam yağ tüketimimiz ise 2 milyon 145 bin tondur. Yağ ihtiyacımızın sadece yüzde 30,5’i ülkemizde üretilen yağlı tohumlarla karşılanmakta, yüzde 69,5’i ise ithal edilmektedir. Şöyle ki, 2012 yılında yağlı tohum ithalatı 2 milyon 131 bin ton, bitkisel yağ ithalatı 1 milyon 325 bin ton ve bunların işlenmesi sonucu arta kalan küspelerin ithalatı ise 1 milyon 880 bin ton olmuştur. Bütün bu ithalat kalemlerine ödediğimiz döviz tutarı ise 3,6 milyar doları bulmuştur. Üreticilerimizi adeta boğan ithalatımız, yıllar içinde sürekli artmıştır. Ülkemizde ayçiçeği, kanola, pamuk, mısır, fındık ve soya yağı olmak üzere toplam 950 bin ton yemeklik sıvı yağ tüketilmektedir. Halkımız yemeklik olarak sıvı yağ tüketiminde öncelikle ayçiçeğini tercih etmektedir. Toplam 950 bin ton yemeklik sıvı yağ tüketiminin yüzde 80’ini ayçiçeği oluşturmaktadır. Rakamlar göstermektedir ki, ayçiçeği yağı halkımız için olmazsa olmaz gıdalar arasında yer almaktadır. Yağlı tohumlu bitkilerdeki açığın kapatılmasına yönelik alınan tedbirler ile birlikte en önemli ilerleme ayçiçeği üretiminde yaşanmış, önemli artışlar kaydedilmiştir. Nitekim, 2000 yılında 800 bin ton olan ayçiçeği üretimi, 2012 yılında 1 milyon 200 bin tonu yağlık, 170 bin tonu çerezlik olmak üzere 1 milyon 370 bin tona yükselmiştir. 2013 yılında ise 1 milyon 350 bin tonu yağlık, 150 bin tonu çerezlik olmak üzere toplam 1 milyon 500 bin tona çıkacağı beklenmektedir. Geçen yıla göre, yağlık ayçiçeği üretimimiz yüzde 12,5 artış göstermiştir.”Bayraktar, ayçiçeği fiyatlarının, üreticileri mağdur etmemesi için alınması gereken acil tedbirler konusundaki önerilerini ise şöyle sıraladı:- Yağlık ayçiçeğinde kilogram başına 24 kuruş olan destek artırılmalıdır.- Ayçiçeği hasadı döneminde DİR kapsamında ürün ithalatı yapılmamalıdır.- Hasat dönemi dışında DİR kapsamında yapılacak ürün ithalatında kontroller sıkı tutulmalı, ihracat amacıyla alınan bu ürünlerin, iç piyasada kullanılması engellenmelidir.- 22 Ağustos 2013 tarihli Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayınlanan Ekonomi Bakanlığı’nın İthalatta Gözetim Uygulamasına İlişkin Tebliğ (Tebliği No: 2009/8)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliği’ne göre, yağlık ayçiçeği, ayçiçeği tohumu unu, kaba unlarında tonuna CIF (mal bedeli, sigorta ve navlun dahil) 675 dolar, ayçiçeği tohumu yağına 1500 dolar gözetim uygulaması belirlemesi sorunu çözmekten uzaktır. Kanaatimizce bu rakam, üreticiyi korumakta yeterli olmayacaktır. Bu amaçla gözetim uygulaması fiyatı, mümkün olan en yüksek seviyeye çıkarılmalıdır. Gözetim uygulaması fiyatının, 850 dolar/tona yükseltilmesi halinde üreticimizin ucuz ithalata karşı korunmasının mümkün olabileceğini öngörüyoruz.- Üreticimiz dünya fiyatlarından girdi kullanabilmelidir.- Ürün fiyatlarında yaşanan gerilemenin önlenmesi amacıyla 2010-2011 yıllarında ayçiçeği, ayçiçeği ürünleri ithalatında bir yöntem olarak kullanılan tarife kontenjanı, bu yıl da uygulanmalıdır. Tarife kontenjanı ile ihtiyacının bir bölümünü iç piyasadan karşılayan sanayiciye, düşük gümrük vergisi ile ithalat izni de verilmektedir. Bu uygulama ile alıcıların üreticilere yönelmesi sağlanmalıdır.- Boya sanayiinde, yem ve margarin üretiminde belli oranlarda kullanılmak üzere yine sıfır gümrükle ülkemize giren ayçiçeği ham yağının kontrolü iyi bir şekilde yapılmalıdır. Bu şekilde ülkeye girişi yapılan ham yağın ithalat amacına uygun olarak kullanılması sağlanmalı, başka yerlerde kullanılması önlenmelidir.

124 Toplam, 1 Bugün

Yorumlar Kapalı

Başbakan Erdoğan, Rize’de

| Ankara Haberleri | 25 Ağustos 2013

Başbakan Erdoğan, Rize'de

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Rize Valiliğini ziyaret etti.  Erdoğan, toplu açılış töreninin ardından, Valiliği ziyaret ederek Vali Nurullah Çakır’dan şehir hakkında bilgi aldı.  Burada onuruna verilen yemeğe de katılan Erdoğan, daha sonra Güneysu ilçesine geçti. Erdoğan burada da halk eğitim merkezinde AK Parti il ve ilçe teşkilatıyla bir araya geldi.    

185 Toplam, 2 Bugün

Yorumlar Kapalı

Erdoğan, ‘Küresel Tasarım Kentleri Teşkilatı’nın Toplantısına Katılacak

| Ankara Haberleri | 24 Ağustos 2013

Erdoğan, 'Küresel Tasarım Kentleri Teşkilatı'nın Toplantısına KatılacakBaşkanlığını Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in yürüttüğü Küresel Tasarım Kentleri Teşkilatı’nın önce Yönetim Kurulu sonra da 2. Genel Kurulu Ankara’da toplanacak. Dünyanın farklı kıtalarından 30 kentin yerel yöneticilerinin katılacağı büyük buluşmanın açılışını ise 28 Ağustos Çarşamba günü Başbakan Recep Tayyip Erdoğan yapacak.Ulusal ve uluslar arası düzeyde pek çok önemli buluşmaya ev sahipliği yapan Büyükşehir Belediyesi, 27-30 Ağustos tarihlerinde dünyanın dört bir yanından belediye başkanlarını bir araya getirecek bir organizasyonla diyalog çalışmalarını sürdürüyor. Kore Cumhuriyeti’nde 2010 yılında gerçekleştirilen Küresel Tasarım Kentleri Zirvesi’nin ardından kurulan Küresel Tasarım Kentleri Teşkilatı’nın Yönetim Kurulu Toplantısı 27 Ağustos, 2. Genel Kurulu 28 Ağustos’ta Ankara’da gerçekleşecek. 2011-2013 Dönemi Başkanlığı’nı Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı teşkilatın Genel Kurulu için aralarında Seul, Bangkok, Torino, Medine, Şangay, Budapeşte, Cape Town, Kiev gibi önemli kentlerin de bulunduğu 30 kentin belediye başkanı ve yerel idarecileri Başkent’e gelecek. Kentsel dönüşüm projelerinin de masaya yatırılacağı genel kurulda, katılımcı şehirler tecrübelerini paylaşma imkanı bulacak.GENEL KURUL’UN AÇILIŞINA BAŞBAKAN ERDOĞAN DA KATILACAK Konuk kentlerin yerel yönetim temsilcileri 26 Ağustos’ta Ankara’da olacak. Teşkilatın Yönetim Kurulu toplantısı, 27 Ağustos Salı günü saat 09.30′da Sheraton Otel’de Mimoza Salonu’nda yapılacak. Toplantının ardından şehir turu yapacak olan konuklar için Büyükşehir Belediyesi’nin Gençlik Parkı’ndaki Kabul Salonu’nda resepsiyon düzenlenecek.Küresel Tasarım Kentleri Teşkilatı’nın 2. Genel Kurulu ise 28 Ağustos Çarşamba günü saat 11.00’de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Teşkilatın Genel Sekreteri Jong Won Baik ve Başkan Melih Gökçek’in konuşmalarıyla başlayacak. Genel Kurul toplantısında açılış konuşmalarının ardından yeni üyeliklerin onaylanması görüşülecek ve şehirlerin tanıtımları yapılacak. Başkan Gökçek’in sunumu ile devam edecek toplantının ikinci bölümünde ise ‘Kentsel Dönüşüm Metotları’ ve ‘Kentsel Dönüşüm Sonrası Ortaya Çıkan Alanların Değerlendirilmesi’ temalı forum gerçekleştirilecek. Dünyaca ünlü uzmanların sunumlarının yer alacağı forumda şehirlerin tasarımına ilişkin öne çıkan projeler paylaşılacak. Genel Kurul, teşkilatın başkanlığını yürütecek yeni şehrin seçimi ve katılımcı şehirlere konferans plaketi sunumu ile sona erecek. Genel Kurul’un ardından konuk kentlerin temsilcileri için gala yemeği verilecek. Küresel Tasarım Kentleri Teşkilatı’nın üyeleri, Ankara’daki son günlerinde ise Başkent’in tarihi ve turistik mekanları ile önemli kentsel projelerini gezecek.KENTSEL TASARIM KENTLERİ TEŞKİLATIKentsel Tasarım Kentleri Teşkilatı, Kore Cumhuriyeti’nin Başkenti Seul kentinde 2010 yılında gerçekleştirilen Küresel Tasarım Kentleri Zirvesi’nin ardından, kentsel tasarımda küresel gelişim için dayanışmanın sağlanabilmesi amacıyla kuruldu. Ankara Büyükşehir Belediyesi, teşkilatın kurulduğu 2010 yılından bu yana düzenlenen tüm toplantılara katılarak Başkent’in çehresini hızla değiştiren kentsel tasarım projelerini tüm dünya ülkeleri ile paylaşarak, büyük ilgi gördü. Kentsel dönüşüm projeleri, dev rekreasyon alanları, Ulus Tarihi Kent Merkezi Projesi, şehir aydınlatmaları gibi projeleri ile Büyükşehir Belediyesi, Yönetim Kurulu üyeleri ve bağımsız uzmanların oluşturduğu seçici kurulun yaptığı değerlendirme sonrası teşkilatın 2011-2013 Dönemi Başkanlığı’na seçildi.

126 Toplam, 1 Bugün

Yorumlar Kapalı

Bağlum Hizmet Binası Açıldı

| Ankara Haberleri | 24 Ağustos 2013

Bağlum Hizmet Binası AçıldıKeçiören Belediyesi, yapımını tamamladığı Bağlum Ek Hizmet Binası’nı törenle açtı.Keçiören Belediyesi, yapımını kısa bir sürede tamamladığı Bağlum Ek Hizmet Binası’nı düzenlenen bir törenle açtı. Hizmet binasının açılışında konuşma yapan AK Parti Ankara Milletvekili Emrullah İşler, ”Keçiören Belediye Başkanı Mustafa Ak’ın yaptığı birçok hizmetten bir tanesi de bu hizmet binasıdır. Ek hizmet binasının açılması, üniversiteye bir yer tahsis edilmiş olması buraya değer katıyor. İleride üniversite kampüsü de olursa çok iyi olur. Şehrin genişleme alanı Bağlum-Pursaklar’a doğru kayıyor. AK Parti ve Keçiören Belediye Başkanı Mustafa Ak’a her alanda yaptığı hizmetlerden dolayı teşekkür ediyorum” dedi.”ARTIK ANNELER AĞLAMIYOR”Emrullah İşler, hizmetlerin devam etmesi için siyasi istikrara ihtiyaç duyulduğunun altını çizerek, “Ekonomik kriz, siyasi kriz çıkarmak için uğraştılar, ama çıkaramadılar. Şimdi terör krizi çıkarmak istiyorlar. Çözüm süreci ile 6-7 aydır annelerin gözyaşı akmıyor. Mazlumların ve kimsesizlerin yardımcısı olmak için yola çıkan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bu işi çözdü” diye konuştu. Terörle mücadeleye harcanacak milyar dolarlarla Türkiye’ye hızlı trenlerin, havayollarının, hastanelerin yapıldığına dikkat çeken İşler, “Kalkınan ve gelişen Türkiye’den rahatsız olanlar var. Gezi olayları ile Başbakanı hedef gösterdiler. Sizlerin sağduyulu desteğiniz ile bunda başarılı olamadılar. ‘Bu olaylar yeniden çıkabilir’ diye duyumlar alıyoruz” mesajını verdi.”BAĞLUM BİZİM BİR PARÇAMIZ”Keçiören Belediye Başkanı Mustafa Ak ise Ek Hizmet Binası’nın açılışını yapmaktan duyduğu mutluluğu ifade ederek şöyle konuştu:“Bağlum belde olmaktan çıktıktan sonra hizmetlerini Keçiören Belediyesi veriyor. Bağlum en eski yerleşim alanlarından bir tanesidir. Burada bulunan evliyaları, alimleri nedeniyle de ayrı bir önemi vardır. Bağlum ileride geleceği olan, aynı zamanda bizim de açılım noktamız olacak bir bölgedir, bizim bir parçamızdır” dedi. Hizmet binasının içerisinde KEDEM(Keçiören Belediyesi Eğitime Destek Merkezi), KADEM(Kadınların Eğitimine Destek Merkezi) ve KEÇMEK(Keçiören Belediyesi Sanat ve Meslek Eğitim Kursları) şubelerinin bulunduğunu söyleyen Başkan Ak, “KEDEM şubelerinde ilkokul çağındaki çocuklarımıza eğitim veriliyor.””KADEM İLE ÜNİVERSİTEYE GİRENLER VAR”KEÇMEK şubelerinde vatandaşların meslek eğitim kursları aldıklarını, seçtikleri hobi kursları ile kendilerini geliştirdiklerini kaydeden Ak, “Aynı zamanda komşuların bir araya geldiği ve sağlam arkadaşlıkların kurulduğu sosyal bir yaşam alanıdır. KADEM ise çeşitli nedenlerle eğitimi yarım kalmış kadınlarımızın eğitimlerini tamamladığı bir kurstur. Bu kurslara katılan kadınlarımızdan üniversiteye girenler de vardır” dedi.KÜLTÜR MERKEZİ VE YENİ MEZAR ALANI YAPILIYORBağlum’da imar çalışmalarının 2007 yılında durdurulduğunu, ancak belediye olarak dört ayrı etapta imar çalışmalarını tekrar başlattıklarını dile getiren Başkan Ak, “Burada Kültür Merkezi inşaatı yapacağız. Bağlum’da asfalt ve park yenileme çalışmalarımız da devam ediyor. Burada bulunan mezarlığın güvenliği konusunda sizlerden şikayet alıyorduk. Mezarlığın güvenliğinin sağlanması amacıyla Büyükşehir Belediyesi oraya güvenlik koydu. Yeni bir mezar alanı çalışmalarını Büyükşehir Belediyesi ile birlikte yapıyoruz” şeklinde konuştu. Hizmet binasını gezen heyet, yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Keçiören Belediyesi, açılış törenine katılan bütün Keçiörenlilere dondurma ikram etti.

154 Toplam, 1 Bugün

Yorumlar Kapalı

Ak Parti Mkyk Toplandı

| Ankara Haberleri | 22 Ağustos 2013

Ak Parti Mkyk ToplandıKültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, Suriye‘de Beşar Esad yönetiminin kimyasal silah kullanmasına tepki gösterdi. Bu katliama karşı durması gerekenin Birleşmiş Milletler olduğunu hatırlatan Çelik, “Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ise kınamanın ötesine geçen bir tutum alamıyor” dedi.AK Parti Merkez Karar Yönetim Kurulu (MKYK) Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında AK Parti Genel Merkezi’nde toplandı. Toplantı öncesinde AK Parti Genel Merkezi’ne gelen Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevaplandırdı. Suriye’de Esad yönetiminin kimyasal silah kullanmasını değerlendiren Çelik, daha önce uluslararası toplumun kırmızı çizgilerinin belli olduğunu, Suriye’de kimyasal silah kullanılmasının kırmızı çizgi kabul edildiğini hatırlattı.Gelinen noktada kimyasal silahların kullanıldığına dair çok güçlü delilerin ortaya çıktığını belirten Çelik, “Bir rejim kimyasal silah kullanarak kendi halkını katlediyor. Çocukları katlediyor. Bunun karşısında durması gereken öncelikli organ olan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ise kınamanın ötesine geçen bir tutum alamıyor. Bu aslında uluslarası toplumun hukuk açısından, meşruiyet açısından uluslararsı barışa katkı açısından tam anlamıyla bir krizdir. Şimdiye kadar uluslararası toplum tarafından konulmuş, takip edilmesi gereken, BM Güvenlik Konseyi’nin takip etmesi gereken hava kuvvetlerinin kullanılması kırmızı çizgisi aşıldı, şu anda kimyasal silah kullanılmasıyla ilgili kırmızı çizgi aşıldı” diye konuştu.İnsanlığın son 50 yılda yaşadığı katliamın sadece Suriye’de gerçekleştiğini ifade eden Çelik, “Ve maalesef hiçbir ses çıkmıyor. Yegane güçlü ses Türkiye‘den çıkmaya devam ediyor. Uluslararası organların Türkiye’nin gösterdiği tavır doğrultusunda bir tavır almasını bekliyor” şeklinde konuştu.”ABD’NİN CEVAP VERMESİ YADIRGANMALIDIR”Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “Mısır’daki darbenin arkasında İsrail var” sözlerine, ABD, Mısır ve İsrail’den gelmesini de değerlendirdi. “Mısır’daki darbenin arkasında Mısırlılar ne kadar büyük bir koalisayon olduğunu, şu andaki Mısır’daki darbe yönetimi biliyor ve zaten bu açıkça ilan ediliyor” diyen Çelik, şöyle konuştu:”Karşılıklı teşekkürler yapılıyor. Sina’daki hareketlilik, Sina Yarımadası’nda Mısır’ın İsrail izniyle daha çok kuvvet bulundurmasına dönük yaklaşımlar ortaya bir tablo çıkarıyor. Burada enteresan olan şudur; ABD’nin kendisinin içinde ismi geçmeyen devlet olarak yönetim olarak ismi geçmeyen bir tutum karşısında cevap vermesi yadırganmalıdır. Eğer ABD ile ilgili bir iddia ortaya konulmuş olsaydı buna cevap vermesi anlaşılabilirdi fakat isminin geçmediği yönetiminden bahsedilmediği bir açıklamadan sonra başka bir devlet ile ilgili açıklamadan sonra ABD’nin cevap vermesi yadırganmalıdır.Bu tabi ki yadırganmalıdır. Mısır ile ilgili İsrail ile ilgili onların yaptıkları açıklamalara zaten cevap vermeye devam ediyoruz.””MÜBAREK’İN SERBEST KALACAK OLMASI, TAM BİR TRAJEDİ”Ömer Çelik, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun, MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi ile görüşmesine ilişkin açıklamalarını da değerlendirdi. Çelik, “Yani bu darbe bir günde gelmedi. Göstere göstere geldi. Mısır’daki sıkışıklık devam ediyor. Türkiye bu konudaki demokrasi adına, komşuluk ilişkileri adına gördüğü dehditlerle tehlikelerle ilgili çeşitli ülkelerle normal istişareleri çerçevesinde Mısır ile ilgili görüşmesini paylaşmıştır. Bu görüşmeyi bu bağlamda değerlendirmek gerekir” diye konuştu.Çelik, Mısır’ın devrik lideri Hüsnü Mübarek’in serbest kalacak olmasıyla ilgili olarak ise şunları söyledi:”Bu tam bir trajedi. Seçilmiş cumhurbaşkanı içeride, Mursi içeride, ama eli kanlı diktatör serbest bırakılıyor. Şimdi bunun karşısında uluslararası organlarının hiçbir sesi çıkmıyor. Şimdi bundan sonra demokrasi adına, insan hakları adına, hukuk devleti adına uluslararası toplumun meşruiyetini oluşturan temel değerler adına bundan sonra kim ne söyleyecek merak ediyorum doğrusu.”

131 Toplam, 1 Bugün

Yorumlar Kapalı

Tzob Eğitim Merkezi’nin Temeli Törenle Atıldı

| Ankara Haberleri | 22 Ağustos 2013

Tzob Eğitim Merkezi’nin Temeli Törenle AtıldıTürkiye Ziraat Odaları Birliği’nin (TZOB) Eğitim Merkezi ve Sosyal Tesisi’nin temeli, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in katılımıyla Ankara Yenimahalle’de atıldı.Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Ankara’nın Yenimahalle İlçesi Çamlıca Mahallesi’nde bulunan TZOB arsasına inşa edilecek TZOB Eğitim Merkezi ve Sosyal Tesisi temel atma töreninde yaptığı konuşmada, bilgi çağında yaşanıldığını, bilgiye ulaşmanın tek yolunun da eğitimden geçtiğini belirtti.Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak eğitimi her şeyin üzerinde tuttuklarını bildiren Bayraktar, şunları söyledi:“Şunu iyi biliyoruz ki tarım, ancak eğitimle kazanılan bilgiyle en ideal şekilde yapılabiliyor. Eğitimle verimlilik artırılabiliyor. En uygun ürün, en mükemmel zamanlamayla, en iyi şekilde yetiştirilip, pazarlanabiliyor. Ve tabii eğitimle, başta toprak ve su olmak üzere doğal kaynaklarımız en etkili şekilde korunabiliyor ve sürdürülebilir tarımla gelecek nesillere aktarılabiliyor.Tarım sektöründe gereken kalkınmayı sağlamak için yani tek tek tarımsal işletmelerin karlı çalışabilmesi için çiftçi eğitiminden önce onlarla sürekli yüz yüze olması gereken yayımcıların eğitilmesi fevkalade önemlidir.”EĞİTİMLER SÜRECEKCumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın huzurlarında, 14 Mayıs 2012 tarihinde, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin ile imzaladıkları protokoller kapsamında, tarım danışmanlarına ve kadın çiftçilere yönelik eğitim faaliyetlerine başladıklarını bildiren Bayraktar, bu eğitim faaliyetlerinin belirli bir program dahilinde sürdürüleceğini belirtti. Bayraktar, “Tarımda, çevrenin korunması fevkalade önemli. Çevre ve Şehircilik Bakanımız Erdoğan Bayraktar da uygun bulurlarsa, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile de bir eğitim programına başlayabiliriz” dedi.“İL VE İLÇELERİN YÜZDE 86’SINDA ODA KURMUŞ DURUMDAYIZ”Gelişmiş ülkelerde Ziraat Odalarının, çiftçiyi temsil görevleri yanında, meslek hizmetleri alanında da çok aktif olduklarını vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti:“Bu ülkelerde özellikle tarımsal araştırma, çiftçi eğitimi ve tarımsal danışmanlık faaliyetleri geniş çapta Ziraat Odaları tarafından yerine getiriliyor. Biz de bu çerçevede vizyonumuzu değiştiriyor ve geliştiriyoruz.Buna bağlı olarak son yıllarda, Ziraat Odalarımızda önemli gelişmeler sağladık. Ziraat Odası sayımız 757’ye ulaştı. Bir diğer ifadeyle il ve ilçelerimizin yüzde 86’sında oda kurmuş durumdayız. Ancak Ziraat Odası bulunmayan ilçelerin tamamı en yakın ilçedeki Ziraat Odası çalışma alanına dâhil edildiğinden, esasen teşkilatımız tüm ülke çapında örgütlenmesini tamamlamış durumdadır ve tüm çiftçilerimize hizmet etmektedir.Tarımsal girdi temin eden, tarımsal laboratuvarlar, kurutma tesisleri, depolama tesisleri ve makine parkları vasıtasıyla çeşitli hizmetleri çiftçilerimize sunan Ziraat Odası sayımız önemli ölçüde arttı.Bugün, Ziraat Odalarımızın yüzde 65’i kendi binalarında faaliyet gösteriyor. Odalarımızın 75’inde toprak tahlil laboratuvarı var. Yine odalarımızın yüzde 44’ünün tarımsal araç ve makine parkı bulunuyor. Çiftçimize hizmet için bu imkânların daha da artırılması için çalışıyoruz.Ziraat Odalarımızın talepleri doğrultusunda çeşitli projeler hazırlandı ve uygulandı. Odalarımız ve Birliğimiz tarafından kırsal kalkınmayla ilgili 200 projenin 108’i onaylandı ve bu suretle Avrupa Birliği hibelerinden çiftçilerimizin daha fazla faydalanması sağlandı.”TESİS 7 AYDA BİTECEKEğitim vermek için bir eğitim tesisi ihtiyacı doğduğunu belirten Bayraktar, tesisle ilgili şu bilgileri verdi:“Birliğimizi, ihtiyacı bulunan bir eğitim tesisine kavuşturmak amacıyla yapılan araştırmalar sonucu, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) mülkiyetindeki bu arsayı, 2 Nisan 2010 tarihinde satın aldık. Alınan bu arsa üzerinde, Birliğimize bir eğitim tesisi ve sosyal tesis kurmak için proje çalışmaları yaptırdık ve temel atma aşamasına getirdik. TZOB Eğitim Merkezi ve Sosyal Tesisi çok amaçlı hizmet verecek şekilde projelendirildi. Toplam 3 bin 318 metrekare arsa üzerinde inşa edilecek olan binamız, toplam 8 katlı olacak. Projeye göre yapılacak tesisin, 200 yatak kapasitesine sahip 104 odası bulunacak. 7 ay gibi kısa bir zamanda hizmete girecek tesisimizde, 500 kişilik seminer/konferans salonu, 350 kişilik yemek salonu ve 50’şer kişilik gruplara hitap edecek 3 adet eğitim salonu yer alacak.Eğitim Merkezimiz, Ziraat Odalarımızın personel eğitimi için kullanılacak, Ankara’ya gelecek oda mensuplarımızın konaklama ihtiyaçlarını karşılayacak. Tesisimizde, misafirlerin her türlü sosyal ihtiyaçlarını karşılayacak üniteler de bulunacak. Bugün temelini atacağımız tesisimiz, bu bölgeye de çok önemli ve anlamlı değer katacak, yeni bir çekim merkezi oluşturacak.”Bayraktar, başta Bakanlar olmak üzere törene katılan bütün konuklara ayrı ayrı teşekkür etti.GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHDİ EKERGıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Türkiye’de şehirlerin büyüyüp geliştiğini, kentsel dönüşüm projeleri uygulandığını, eskiden şehirlerin kıyısında yapılan tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin, şehirlerin sınırlarının büyümesiyle şehir içinde kaldığını vurguladı. Tarım ve hayvancılık zarar görmeyecek şekilde imar faaliyetlerinin düzenlenmesi gerektiğini, perspektifleri içinde bunun da olduğunu bildirdi.21. yüzyılda toplumların gıda, su ve enerjiden oluşan 3 sahada mücadele edeceklerine ilişkin öngörülerin bulunduğunu belirten Eker, şunları söyledi:“Suyun yüzde 75’i tarımda kullanılıyor. Suya ilişkin mücadele de aslında gıdanın alanına giriyor. Gıdaya, diğer nesne ve eşyalardan farklı olarak her zaman muhtacız. Gıda ve tarım sektörü çalışanları olan çiftlere, sektörün daha verimli hale getirilmesi için eğitim verilmesi gerekir. Türkiye’nin en büyük çiftçi ailesi olan TZOB’a milyonlarca çiftçi üye. Ne kadar iyi eğitim verilirse tarımda bunun faydası o kadar çok olacak.”Türkiye tarımını dünyada 7’inci, Avrupa’da birinci sıraya çıkardıklarını, bugün itibarıyla 62,5 milyar dolarlık tarımsal üretim yapıldığını vurgulayan Eker,“Bu sene çiftçiye nakdi karşılıksız destek veriyoruz. 14 Ağustos itibariyle desteklerin yüzde 77’sini, yani 7 milyar lirayı ödedik. Önümüzdeki bir hafta içinde 281 milyon lira daha ödeme yapacağız. Çoğunluğu büyükbaş hayvancılık destekleri olmak üzere eylül ayında da süt primi gibi ödemeler yapacağız. Yılsonunda 9 milyar lirayı bulacağız.Bu tesis Hükümetin çiftçiye, çiftçi örgütü olan TZOB’a verdiği önemi göstermesi bakımından önemli.ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI ÇELİKÇalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik de tarımın, 76 milyon ve bütün dünyayı ilgilendiren çok önemli bir konu olduğunu söyledi.Eğitimin ihmal edilmemesi gereken en önemli alanlardan olduğuna vurgu yapan Çelik, şunları söyledi:“Kalkınan ve gelişen ülkelerin başarılarının altında eğitim sorununu çözmelerinin yatıyor. Japonya örneği var. Meiji dönemindeki eğitim yatırımlarının kalkınmasına etkisi var. Eğitim zinciri, tarım ve üretimdeki kalitenin artması açısından son derece önemli bir tablo arz ediyor.Eğitim, kayıt dışılığın önlenmesi açısından da önemlidir. Türkiye’de son 10 yılda yapılan yoğun çalışmalar neticesinde istihdamdaki kayıt dışılık yüzde 52′den yüzde 36′lara gerilemiştir. Bu gerileme, önemli bir oranı ortaya koymaktadır. Düşüş önemlidir ancak halen yüzde 36 olduğu düşünülürse ve bunun da önemli ölçüde tarım sektöründe gerçekleştiği ifade edilirse bu merkezlerin ne kadar önemli olduğunu çok daha iyi anlarız. Tesisin, kayıt dışılığın önlenmesine de önemli katkı sağlayacağına inanıyorum.”ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANI BAYRAKTARÇevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Türkiye’nin, dünyanın en zor coğrafyasının merkezinde, çevresindeki bütün olumsuzluklara rağmen istikrarlı gelişmesini sürdürdüğünü bildirdi.Türkiye’de, ülkenin coğrafi konumu ve yapısı gereği kırsal kesimdeki nüfusun azalmaması gerektiğini belirten Bayraktar, şunları kaydetti:”Bunun yolu da şehirde ne varsa onları köylere de tesis etmekten, temin etmekten geçiyor. Dünya genelinde bilim, iletişim, ulaşım ve sanayi son derece ilerledi. Beslenme ve barınma ise insan yaşamı için önemini koruyor. Dünya gelişirken gıda üretimi ve kalitesi her geçen gün daha da önem kazanıyor. Türkiye, birçok özelliğinin yanı sıra aynı zamanda bir tarım ülkesi. Dünyada şehirlerin nüfusu artarken, kırsal kesimin nüfusu azalıyor. Türkiye’de, coğrafi konumu ve yapısı gereği kırsal kesimdeki, köylerdeki nüfusu tutmamız lazım. Bunun bir yolu da şehirde ne varsa köylere de onları tesis etmekten, temin etmekten geçiyor.Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, tören öncesi basın mensuplarının Suriye’de kimyasal silah kullanımıyla ilgili sorusu üzerine, “Suriye’deki olaylara sessiz kalanlar, Suriye’deki diktatörün yapmış olduğu bu vahşeti durdurmasa, dünyadaki bütün ülkelerin huzur ve vicdani bakımdan kendi vicdanlarının çok rahatsız olacağını kendi insanının yüzüne bakamayacağının net göstergesidir” dedi.Konuşmaların ardından protokoldekiler, butona basarak tesisin temelini attı.

138 Toplam, 1 Bugün

Yorumlar Kapalı

DÜZELTME – Komutanlar Ilk Kez Başbakan’a Veda Ziyaretinde Bulundu

| Ankara Haberleri | 21 Ağustos 2013

DÜZELTME - Komutanlar Ilk Kez Başbakan’a Veda Ziyaretinde BulunduSayın Abonemiz, ‘Komutanlar ilk kez Başbakan’a veda ziyaretinde bulundu’ başlığıyla servis edilen haberde; Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’ın soyadı sehven ‘Sezgin’, Deniz Kuvvetleri Komutanı Ora. E. Murat Bilgel’in soyadı da ‘Birgel’ şeklinde yer almıştır. Haberimizi düzelterek yeniden servis ediyoruz. Saygılarımızla.Görev süreleri dolan kuvvet komutanları, veda ziyareti için ilk kez Başbakanlık makamını ziyaret etti.Komutanların, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın perşembe ve cuma günü gerçekleştirilecek kuvvet komutanlıklarındaki devir-teslim törenlerinin protokole kapalı olması nedeniyle ilk kez böyle bir ziyaret gerçekleştirdiği bildirildi. Erdoğan, Kara Kuvvetleri Komutanı Org. Hayri Kıvrıkoğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Ora. E. Murat Bilgel, emekli edilmeyip YAŞ üyeliğine kaydırılarak görev süresi uzatılan Hava Kuvvetleri Komutanı Org. Mehmet Erten ile Jandarma Genel Komutanı Org. Bekir Kalyoncu’yu Başbakanlık resmi konutunda saat 10.30’da ağırladı. Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz da ziyarette hazır bulundu.Emekli olan veya görev yerleri değişen kuvvet komutanları saat 11.30’da da Çankaya Köşkü’nde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile görüşecek. Komutanlar bugün Çankaya Köşkü’nde yapılacak Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısına da son kez katılacak.

142 Toplam, 1 Bugün

Yorumlar Kapalı

MGK Devir-teslim Nedeniyle Erken Toplandı

| Ankara Haberleri | 21 Ağustos 2013

MGK Devir-teslim Nedeniyle Erken ToplandıMilli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı Cumhurbaşkanı Abdullah Gül başkanlığında Çankaya Köşkü’nde toplandı. Teamül gereği her ayın ayın son haftası yapılan MGK toplantısının, Ağustos ayında devir-teslim törenleri nedeniyle bir hafta önceye alındığı belirtildi.Saat 14.30’da başlayan toplantıya bugün veda ziyaretleri yapan kuvvet komutanları; Kara Kuvvetleri Komutanı Org. Hayri Kıvrıkoğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Ora. E. Murat Bilgel, emekli edilmeyip YAŞ üyeliğine kaydırılarak görev süresi uzatılan Hava Kuvvetleri Komutanı Org. Mehmet Erten ile Jandarma Genel Komutanı Org. Bekir Kalyoncu da son kez katıldı.Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün başkanlığındaki toplantı, Genelkurmay Başkanı Necdet Özel, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile kurulun diğer üyelerinin katılımıyla başladı.

171 Toplam, 1 Bugün

Sayfa 3 Toplam 6‹‹123456››
  • Evde Masaj Hizmetleri

    Tarafından de 21 Haziran 2013 - 0 Yorumlar

    Evde Masaj Hizmetleri Masaj uygulaması masaj salonlarında ya da evlerde yapılmaktadır. Masaj uygulaması ülkemizde son dönemlerde oldukça yaygın hale...

  • Ankara Masöz İlanları

    Tarafından de 25 Haziran 2013 - 0 Yorumlar

    Ankara Masöz İlanları Masaj insanların günlük iş ve yaşam koşullarının yorgunluk ve iş stresini üzerinden atmak için konusunda uzman ve sertifi...

  • Masöz Ankara

    Tarafından de 08 Temmuz 2013 - 0 Yorumlar

    Masöz Ankara Ankara da büyük şehirlerden biri olması nedeniyle fazla nüfusun yaşadığı ve buna bağlı olarak daha yorucu bir günlük yaşamın hak...

  • Masaj Ankara

    Tarafından de 16 Haziran 2013 - 0 Yorumlar

    Masaj Ankara Ülkemize, uzak doğu ülkelerinden gelen masaj uygulamaları 7 den 70’e her yaş grubunun severek kendisine yaptırdığı bir uygulamadır. ...

  • Zekasıyla Şaşırtan Proje

    Tarafından de 19 Temmuz 2013 - 0 Yorumlar

    Ankara’nın gözde merkezlerinden İncek’te 765 konutluk yeni şehir kuran İncek Prestij, full+full akıllı ev donanımıyla ilgi çekiyor. Her geçen yı...

Banner Reklamları:


Ankara Masaj Hakkında

Ankara Masaj ve Masöz İlanları

Ankara Masaj İlanları

Ankara Masöz İlanları

Ankara Masaj Hakkında

Ankara Masaj Salonları
Ankara Masaj Salonları | Ankara Masaj Salonu | Ankara Masaj | Masaj Ankara | Ankara Masözleri | Masaj | Masaj Salonu | Masaj Salonları | Masöz